• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Ali Kara (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Ali Kara©

 

1954 yılında Şavşat’ın Dabatzrul (şimdiki adı Meşeli) köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Şavşat’ta ve liseyi Artvin’de bitirdi.

Aşıklık geleneğini ve halk şiirini küçük yaşlardan itibaren babası Aşık Kara'dan öğrenmeye başladı.

İlk bağlama derslerini babası Aşık Kara’dan aldı. Ayrıca yöredeki birçok aşık aracılığıyla da geleneğe ilişkin bilgisini pekiştirdi.

İlkokul son sınıfta şiir yazmaya başlayan Ali Kara, önce İstanbul’da bir hastanede göreve başladı. Sonraki yıllarda Şavşat’a yerleşti.

Şiirlerinde çeşitli konuları işleyen Ali Kara’nın eserleri değişik gazete ve araştırmalarda yer aldı. Ayrıca yayına hazır yaklaşık 200 şiiri bulunmaktadır.

 


 

Duydun mu

Bizim Meşeli’ye bahar gelmiştir
Bahçendeki güller açtı duydun mu
Cin Dağı üstünde buz erimiştir
Dereler dolup da taştı duydun mu

Mevla kerim yine verir buyruğu
Yakında düzeriz santı boy’ndruğu
Otlatmak yasaktır çayır koruğu
Yaylalarda gevrek pişti duydun mu

Aktı artık bizim dağın gözyaşı
Kimi gübre çeker kimi de taşı
Yeşillendi artık sırtların başı
Ağaçlara sular düştü duydun mu

Koyunlar kuzuya inek danaya
Kimisi çiçeğe kimi kınaya
Kimisi babaya kimi anaya
Akıl erdirmeyip şaştı duydun mu

Ali Kara bu baharı yazarken
İnekler batmışlar kırda gezerken
Sevincimden ineklerle azarken
Danalar inekten kaçtı duydun mu

 


 

Gurbet El

Hangi varlık kurmuş temel taşını
Yıkılmıyor yıkılmıyor gurbet el
Mahşere uzanmış dağın başını
Çıkılmıyor çıkılmıyor gurbet el

Bulamadım erkenini tezini
Söndürmedi ateşini közünü
Sabunla yıkasam kirli bezini
Sıkılmıyor sıkılmıyor gurbet el

Usandım ben toprağından taşından
Bıktım artık iki gözüm yaşından
Ali Kara çalar sazın başından
Kalkılmıyor kalkılmıyor gurbet el
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n