• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Bayburtlu İrşadi (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Bayburtlu İrşadi©

 

1806-1877. Bayburt’un Zargidi (şimdiki adı Gümüşdamla) köyünde doğdu. İlk eğitimi köy medresesinde aldı. Daha sonra ise Bayburt’taki Yakudiye ve Sünür medreselerinde okuyarak molla oldu.

Şiir ve tasavvufla medrese yıllarında ilgilenmeye başladı. Geleneksel aşık tarzına uygun olarak herhangi bir çalgı çalmayı öğrenmedi.

Bayburtlu İrşadi gençlik döneminde bir göle düştükten sonra şiirle ve tasavvufla daha da yoğunlaştı. Bu olay bir biçimde bade içme olarak yorumlandı.

Bayburtlu İrşadi’nin edebi ve dini düşüncelerini yazdığı bazı defterlerinin seferberlik (1828) sırasında yolda yitirildiği ancak bunlardan »Kısas ül Embiya« adlı olanının başka bir yolcu tarafından bulunup, daha sonra kendisine teslim edildiği anlatıları yaygındır.

Bayburtlu İrşadi köyünde öldü ve orada toprağa verildi.

Ayrıca asıl adı Ahmet Talip olan Bektaşi bir İrşadi ve asıl adı Mustafa olan Artvinli İrşadi (1860-1938) adlı aşıklar bulunmaktadır.

 


 

Kalmadı

Nesine güvenim yalan dünyanın
Şimdiye dek hiç kimseye kalmadı
Sedd-i İskender’e Rüstem-i Zal’a
Ali gibi koç aslana kalmadı

Dünya kimse ile olmaz muttasıl
Server-i hüdadır evlad-ı resul
Onlardan öğrendik erkanı usul
Hasan Hüseyin civana kalmadı

Bu dünyada adaleti var idi
Denizde semekten haraç alırdı
Cümle kurt kuş divanına gelirdi
Davut oğlu Süleyman’a kalmadı

İrşadi der bu der böyle nuş eyle
Böyle kuruldu herşeyi hoş eyle
Çok zenginler kanat ile çoş eyle
Gelen gitti bir sultana kalmadı

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n