• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Behlül Ali (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Aşık Behlül Ali©

 

1881-1956. Elbistan’ın Izgın köyünde doğdu. Küçük yaşlarda başladığı aşıklığı ölümüne dek sürdürdü. Gençlik yıllarında bir süre medrese eğitimi gördü. Ancak çeşitli nedenlerle tamamlayamadı.

Karac’oğlan ve Dadaloğlu geleneğinde şiirler yazan Aşık Behlül Ali, Elbistan ve Maraş yöresinde tanınmasına karşın daha geniş bir çevreye ulaşamadı. Türkülerinden bazıları çeşitli yazılı kaynaklara aktarılmışsa de daha çok yörede ağızdan ağza geçerek bugüne ulaştı.

En belirgin kaynak, özellikle ilk şiirlerinin bulunduğu kendi elyazması olan »Behlül Ali ile Güllü Fadime« adlı defterdir. Daha sonra bu defter Ali Karaçalı tarafından »Behlül Ali ile Güllü Fadime'nin Türküsü« (2008) adıyla kitap olarak yayımlandı. Ayrıca Aşık Behlül Ali’ye ilişkin bir derleme M.  Sabri Koz tarafından gerçekleştirildi.

 


 

Geldim

Büsbütün şavkın da tutmuş alemi
Parlıyor cemalin nur diye geldim
Ağılı hançeri vurdum sineme
Dertliyim hallerim sor diye geldim

Görmesin gözlerim ezel ben ölem
Sakınırım sana erişir alem
Boyun usul boylu kaşların kalem
Saçından iki tel ver diye geldim

İçerimde yanar ateşin ördün
Hergiz iflah etmez şu beni derdin
Hey kız Kerem eyle kolumu kırdın
Kırıldı kollarım sar diye geldim

Eydür Behlül Ali’m ecelin yakın
Atılma her yere sen seni sakın
Yedim şu feleğin ağılı okun
Derdimin ilacı var diye geldim

 


 

Gelir Gider

Gam kasavet çekme hey kömür gözlüm
Yiğidin başına iş gelir gider
Genç yaşında güzel seven yiğidin
Sinesinde yare baş gelir gider

Nice diyem başa gelen halleri
Kömür gözlüm gel güldürme elleri
Hele bir parça da bekle yolları
Salarım selamın kuş gelir gider

Şifa olsun yediceğin yoğurtlar
Izgın’ın kenarı sıra söğütler
Aklı da olmayan babayiğitler
Yalancı dünyaya boş gelir gider

Behlül Ali’m der ki yoldaş yarenler
Azgın yaralarım yok mu saranlar
Olura olmaza sırrın verenler
Şu yalan dünyaya caş gelir gider
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n