• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Halk Şiiri Geleneğinde Bölgesel Özelliklerin Anlamı

 

Bir yörenin folklorik yapısı, o yörenin başka birçok özelliğine ilişkin ipuçları verebilir. Türkülerin biçimi, ritmi, kullanılan çalgılar, giysilerin yapısı ya da halk oyunlarının akışı, buradaki hareketlilik, o yörenin doğa yapısından iklimine, tarihsel geçmişinden toplumsal gelişimine dek birçok konuda açıklık sağlayabilir. Örneğin, halk oyunlarındaki hareketlerin başka topluluklarla ilişkisi, seslerdeki benzerliklerin başka topluluklarda izlenip izlenemeyeceği, pişirilen yemeklerdeki baharat biçimlerinin öteki topluklarla benzerliklerinin anlaşılması açısından önemli veriler sayılabilir.

Kuşkusuz birçok gelenek ve alışkanlık, bunların dışında din gibi bazı öteki etkenlerden dolayı da benzerlik gösterebilmektedir. Özellikle bu noktada dinlerin birbiriyle olan tarihsel bağları, toplulukların birçok konuda ortak yanlarının gelişmesine neden olabilmektedir.1

Binlerce yıldan beri kavimlerin sürekli yer değiştirmesiyle, belki günümüzde bağlantı kurmakta zorluk çekilebilecek birçok geleneğin, başka coğrafi alanlardaki topluluklarla benzerlik göstermesi, bu konuya açıklık getirebilmektedir çoğu zaman.

Ancak herşeye karşın bazı özellikler, tavırlar, özetle gelenekler, yörelerde farklılıklar göstermektedir. Doğu ile Batı arasında Kuzey ile Güney arasındaki farklı özellikler bunun en dolaysız yansıması, görüntüsüdür. Örneğin Kafkasya halk oyunları ile Ege halk oyunları arasındaki hızlılık ya da yavaşlık tersliği, yörelerin kültürel anlamda çeşitliliğine birer örnek olmaktadır.

Bu bağlamda halk şiirinde de folklorun öteki yansımaları gibi başka yörelere göre ayrı bir yapısı vardır Kuzeydoğu Anadolu’nun. Müziğe yansımasından şiirin yapısına, bazı özelliklerin neredeyse yalnızca bu bölgede, hatta daha da daraltarak yalnızca Artvin’de görülmesi, bu farklılığın ve çeşitliliğin en belirgin örneklerindendir.2

Kars, Erzurum, Artvin, Gümüşhane, Bayburt ve çevresini içine alan Kuzeydoğu Anadolu aşıklık geleneğinin coğrafi olarak merkezinde bulunmaktadır Artvin.

Özellikle Erzurum’la önemli bir kültürel geçit niteliğindeki Yusufeli, sonra sırasıyla Artvin ve birçok merkez köyü, Şavşat’ın büyük bir bölümü ve Ardanuç’un tüm köyleri aşıklık geleneğinin yaygın olarak bilindiği bölgelerdir. Bir bütün olarak incelendiğinde onlarca aşığın yetiştiği bu topraklar Kafkasya ve İran’daki Türkçe konuşan topluluklarla Anadolu’yu aşıp Balkanlara ulaşan uzun kültür yolunda önemli bir köprü işlevi görmüştür.3 Her ne kadar 300 yıldan daha geriye ulaşma olanağı bulma konusunda bilgilerin daralması söz konusu olsa da, aşıklık geleneğinin Kuzeydoğu Anadolu bölümündeki derinliğinden birşey azaltmamaktadır.

Belki tüm bu gelenek içinde ikisi birbirine çok uzak olmayan 3 köyü öne çıkarmak yerinde olabilir. Bunlardan biri Yusufeli’nin Zor (şimdiki adı Esenyaka), biri Artvin’in Xod (şimdiki adı Madenler) ve Ardanuç’un Sogara (şimdiki adı Soğanlı) köyünün Cuğo adlı bir mahallesidir.

Zor’da bugüne dek 11’i şaz şairi olmak üzere 14 önemli halk şairi yetişti. Bunlar, özellikle Aşık Huzuri’yle simgeleşen bir geleneğe dönüştü.

Xod’da, Sümmani’nin de aralarında bulunduğu birçok aşığın yetişmesine doğrudan ya da dolaylı katkıda bulunmuş Şamili gibi ünlü aşıklar yetişti.

Cuğo’da ise Serveri’den başlayarak Devami’ye ulaşan ve Efkari’ye dek birçok aşığı etkileyen »Cuğolu Aşıklar« olarak bilinen 7 önemli aşık yaşadı.

Özellikle 1800’lü yılların ilk yarısından sonra bölgenin tümünde önemli aşıklar yetişmiştir.4

 


1 Her ne kadar toplumlar arasında anlaşmazlığa en »uygun« konu olsa bile, yine de benzeşme ve karşılıklı etkileşme konusunda din belirgin bir konumdadır.

2 Bu konu ayrıntılı olarak söz konusu araştırmada ele alındı.

3 Bu topluluklar, öteki araştırmalarımda ayrıntı olarak değindiğim gibi yalnızca Türk kökenli değildir. Osmanlıların bütün aşağılamalarına karşın bu dönemde halk arasındaki tek ortak dil olma özelliğine ulaşan ve yüzlerce yıl bunu koruyabilen Türkçe, Kafkas halkları, İranlı, Ermeni, Kürt, Arap birçok topluluk arasında sevgi ve edebiyat dili oldu.

Kuzeydoğu Anadolulu bir aşığın Gürcü ya da Ermeni bir aşıkla karşılaşmış olması, bir başkasının İran içlerinde deyişmelerde bulunması, anlatılar içinde hiç de yadırganacak bir seyreklikte değildir.

4 Ancak yakın tarihe dek özellikle, Yusufeli yöresinde birçok köy (bazen Yusufeli dahil) zaman zaman Erzurum’a bağlamıştır. Bu yalnızca idari bir bağlanma değil kuşkusuz. Aynı zamanda coğrafi olarak o bölgeyle yakınlığı, böylesi zamanlarda günlük ilişkilerin Erzurum üzerinden yürümesi gibi birçok nedenden dolayı her gelişmeyi yalnızca Artvin özelinde açıklamaya dönüşmemeli bu yaklaşım.

 

Bekir Karadeniz

Artvinli Halk Şairleri, 2001

 

(Bu yazı adı geçen araştırmadan bir bölüm olarak aktarıldı.)