• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Ozan Çelebi (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

 

Ozan Çelebi©

 

1948 yılında Oltu’nun Tutmaç köyüne doğdu. Asıl adı Dursun Çelebi’dir. Okula gitme olanağı bulamadığından okuma yazmayı askerlikte öğrendi.

Aşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. Köylerine gelip giden aşıklar ve bazı yaşlı insanları dinleyerek kendini geliştirdi. Hem geleneksel hem de aşık ağzı türküleri öğrendi. Yaklaşık 9 yaşlarında türkü söylemeye başladı. Türküleri öğrenmesinde babasının da katkısı oldu. Aynı dönemlerde önce kaval, sonra da tulum çalmayı öğrendi.

Ozan Çelebi zamanla yörede adı duyuldu usta malı dışında kendi türkülerin söylemeye yöneldi.

Karşılaştığı aşıklarla dostluk kurdu ve deyişmelerde bulundu. Hem yöredeki aşık anlatılarını öğrendi ancak bağlama çalmaya ise 1975 yılında Hollanda’ya yerleştikten sonra başladı. Bu konuda Antepli Halit adlı bir arkadaşının yardımı oldu. Şiiri ise Aşık Reyhani’nin katkısıyla öğrendi.

Ozan Çelebi Avrupa’nın çeşitli yerlerinde birçok yarışma ve şenliğe katıldı, birincilikler olmak üzere değişik ödüller aldı.

Şiirleri değişik gazete, dergi ve araştırmada aktarılan Ozan Çelebi usta malı ve kendi türkülerinden oluşan 5 adet albüm hazırladı.

 


 

Cananımı Bulmaya

Yollar çakıl diken ayağım yara
Koşuyorum cananımı bulmaya
Savrulurum samyeline rüzgara
Aşıyorum cananımı bulmaya

Sura senin bura benim diyerek
Gece gündüz yürüyorum iverek
İlden ile çölden çöle gezerek
Eşiyorum cananımı bulmaya

Aşkın kervanına kattım göçümü
Yaradanım bağışlarsa suçumu
İzin ver Allahım artır gücümü
Taşıyorum cananımı bulmaya

Çelebi’yim cayır cayır yanarım
Kırk beş yıldır sevdiğimi anarım
Söndür yüreğimi bu kızgın narım
Pişiyorum cananımı bulmaya
 


 

Yazıktır

Aşkımın perisi çok uzaklarda
Görmeden ölürsem göze yazıktır
Sözümüz var idi bir ilkbaharda
Demeden ölürsem söze yazıktır

Aşığın biter mi sevda telaşı
Ayrılık çilesi keder göz yaşı
Aşkın tezgahında sevda kumaşı
Giymeden ölürsem beze yazıktır

Çelebi’yim tutamadım elinden
Gönül bahçesinden zülfün telinden
Bir bilseydim gonca gülün dalından
Sarmadan ölürsem bize yazıktır
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n