• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Çıldırlı İrfani (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Çıldırlı İrfani©

 

1750-1814. Çıldır’ın Koravil (şimdiki adı Sazlısu) köyünde yaşadı. Asıl adı Süleyman’dır. Belli bir medrese ve dini eğitim aldığı tahmin edilmektedir.

Bazı kaynaklarda şimdi terk edilmiş durumda olan Çıldır’ın Kunduzhev köyünde yaşadığı verilmektedir. Bazı kaynaklara göre de, babası ölünce, amcası Sabri Paşanın yanına giderek eğitim gördü ve köyünde imamlık yaptı.

Anlatılara göre Damal’da bir Alevi-Türkmen kızına aşık olan İrfani, evlenmelerine izin verilmeyeceğini düşünerek kızı kaçırdı ve  7 yıl kaçak olarak yaşadı. Daha sonra yakalanarak hapsedildi. Dönemin Ahıska Valisi Atabekli Süleyman Paşaya yazdığı bir şiirden sonra ise affedilerek serbest bırakıldı.

Çıldırlı İrfani’nin söz konusu bu aşk macerası dönemde bir efsane boyutuna ulaşarak çevrede yayıldı ve sonraki yıllarda değişik eklemelerle bir anlatıya dönüştü.

Çildırlı İrfani’nin şiirleri değişik gazete, dergi ve araştırmalarda aktarıldı. Birçok eseri başka aşıklar ve sanatçılar tarafından seslendirildi.

»İrfani« ya da »Urfani« makamının Çıldırlı İrfani’ye ait olduğu kabul edilmektedir.

Çıldırlı İrfani’nin nerede öldüğü ve toprağa verildiğine ilişkin herhangi bir bilgi yoktur.

Ayrıca 19. yüzyılda yaşamış Gürünlü İrfani, yine 19. yüzyılda yaşamış Ermeni kökenli bir İrfani (ya da Urfani), Sungurlulu İrfani (1929-1968), Anamurlu İrfani, Ardanuçlu İrfani ve Dodurgalı İrfani mahlaslı aşıklar bulunmaktadır.

 


 

El Çek Tabip

El çek tabip el çek dertli sinemden
Sen benim derdime çare bilmezsin
Sen nasıl tabipsin yoktur ilacın
Yaram içerdedir sarabilmezsin

Yıkılsın feleğin taç ile tahtı
Öyle bir ok vurdu hicranım aktı
O yar da vermişti ikrarı ahtı
O ki ikrarında durabilmezsin

İrfani'yim boşa gelmez sözlerim
Kalem alır kağıt üste izlerim
Ne durursun ağlasana gözlerim
Bir daha o yari görebilmezsin

 


 

Münasiptir

Her seher her seher ey şuh-i huban
Çıkıp sallanmaya yol münasiptir
Kulluğunda durup hizmet etmeye
Bizim gibi edna kul münasiptir

Bir münasip cübbe yaraşın ana
Yürüdükçe hayat verir insana
Simiyane kemer zerzeb miltana
Şamşeli kaputa dal münasiptir

Beline yakışır elmaslı bıçak
Kaplama kılıcı serde boyca hak
Ayetle yazılı demiş ki kolçak
Zernişan tüfeğe el münasiptir

Açılma İrfani olursun nahak
Derdin pünhan eyle dört yanına bak
Methettiğin dilber methe müstahak
Ne kadar methetsen dil münasiptir
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n