• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Dertli Kazım (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Dertli Kazım©

 

1926 yılında Yumurtalık’ın Gölovası köyünde doğdu. Asıl adı Kazım Altınayak’tır. Ancak 1997 yılında mahkeme kararıyla soyadını Dertli olarak değiştirdi. Babası, 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı döneminde Ağrı’dan göçtü. Annesi ise Dörtyolludur.

Aşıklık geleneğini küçük yaşlardan itibaren öğrenmeye başladı. 1954 yılında askerden döndükten sonra bir süre İstanbul Belediyesi bünyesinde çalıştı. 1962’de ayrılarak Almanya’ya gitti. 4 yıl sonra geri dönerek yeniden İstanbul’daki eski işine sürdürmeye başladı. 1979 yılında emekli oluncaya dek orada kaldı. Sonra da köyüne döndü.

Türkiye’nin değişik yerlerindeki aşık şenliklerine katıldı ve çeşitli ödüller aldı.

Emekliliğinden sonra köyünde yaptırdığı mezarı başında her yıl kurban kesip, mevlüt okutmasıyla önce kendi yöresinde daha sonra tüm Adana’da tanınan bu tören, 1981 yılından beri, Gölovası köyünde » Dertli Kazım Aşıklar Şenliği« adıyla bir gelenek haline geldi. Hem yöreden hem de Türkiye’nin başka bölgelerinden aşıkların katılımıyla her yıl giderek daha da genişleyen şenlikler, aynı zamanda Dertli Kazım’ın köyünün de büyümesi, gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

Dertli Kazım’a ilişkin, Halil Atılgan tarafından yapılan ayrıntılı araştırmalar 3 kitap olarak yayımlandı.

 


 

Dönüp Baktım

Dönüp baktım geri kalan zamana
Kaç bin idik bilinmiyor sayımız
Eğer gökten kırk yıl yağmur yağmazsa
Kurur diye asla korkmam kuyumuz

Şu dağları birbirine bağlasam
Üzerine bulut olup ağlasam
Bir şelale misali çağlasam
Akar gider deryalara suyumuz

Kanal açıp akıtayım denizi
Sel götürsün Kütahya’yı Gediz’i
Kırık yesem kırk kabuklu cevizi
Korkarım ki obur olur huyumuz

Yağmur yağar su birikir göllere
Taşla toprak sürüklenir yollara
Leyla için Mecnun düştü çöllere
Bizim de mi öyle olsun soyumuz

Dertli Kazım hep yazarsın derdin çok
Bu dünyada benim gibi dertli çok
Kim demiş ki artık gönlüm aşka tok
Aşka açtır yaşlımızla toyumuz

 


 

Tam Altında

Bu insanlar nere gider
Gökkubbenin tam altında
Kimi ağlar kimi güler
Gökkubbenin tam altında

Kimi yerli kimi gezgin
Kimi yorgun gibi bezgin
Kimi memnun kimi üzgün
Gökkubbenin tam altında

Kimi ağlar gözün siler
Kimi haktan rahmet diler
Kimi erken göçer gider
Gökkubbenin tam altında

Dertli Kazım der şurada
Yandım kül oldum burada
Eremedim ben murada
Gökkubbenin tam altında
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n