Devran Baba Web Sitesi

 

 

 

 

Ağlarım

Yirmi sene gurbet kahrı az mıdır
Bilmem ki ne için gezer ağlarım
Mevsimi şaşırdım bahar yaz mıdır
Ayları yıllara dizer ağlarım

Derdimi diyemem yürekten doldum
Yitirdim aklımı gayrı del’oldum
Hasret gözyaşına düştüm boğuldum
Azraile mektup yazar ağlarım

Devran Baba ayrı kalmış yurdundan
Hasta yatağına düşmüş derdinden
Ölse ağlayanı yoktur ardından
Vefasız dostlara kızar ağlarım

 

Hayret

Yokluğun ateşi yaktı kavurdu
Şimdiye dek nasıl ölmedik hayret
Ya Mehdi ya Hızır bizi kayırdı
Şimdiye dek nasıl ölmedik hayret

Sefaletle hergün aktık bulandık
Yara dersen kızıl kana boyandık
Tüm soğuğa yazılarda dayandık
Şimdiye dek nasıl ölmedik hayret

Ramazanda çorba ile taşarız
Bayramlarda ayak yalın koşarız
Aç susuz çırçıplak kaldık yaşarız
Şimdiye dek nasıl ölmedik hayret

Ekmeğin ardına kavuşamadık
Etin lezzetine alışamadık
Hiçbir meyva ile tanışamadık
Şimdiye dek nasıl ölmedik hayret

Kimsenin malında gözümüz yoktur
Karnımız aç ama gönlümüz toktur
Devran Baba derdin bilmedi doktur
Şimdiye dek nasıl ölmedik hayret

 

Üç Bin Yılında

Üzerinde duran bütün canlıya
Selam söyle dünya üç bin yılında
Renk ırk fistan pantol kara donluya
Selam söyle dünya üç bin yılında

İki bin yılından size seslendik
Türkülerimizde dümtek eslendik
Sizi bilmek ama biz zor beslendik
Selam söyle dünya üç bin yılında

Nuh’un tufanında gemimiz oldu
Hayyam sofrasında demimiz oldu
Tüm yarınlar gitti dünümüz oldu
Selam söyle dünya üç bin yılında

Biz de sizin gibi gezdik alemde
Hak cemalin seyir ettik ademde
Aman ha unutma bildir erdemde
Selam söyle dünya üç bin yılında

Senin olsun malın mülkün sarayın
Hiç kimseye hayrı yoktur parayın
Gönlünüzde Devran Baba arayın
Selam söyle dünya üç bin yılında

Gariptir

Sılayı gurbette yitmiş
Sormayın o bir gariptir
Takati tükenmiş bitmiş
Yormayın o bir gariptir

Karışmayın bu naçara
Zaten derdine yok çara
Arada kalmış biçare
Vurmayın o bir gariptir

Çınara yük gelmiş serçe
Döküldüler külçe külçe
Gönlü zaten parça parça
Kırmayın o bir gariptir

Dostlar bu canına kıya
Rahat ölsün doya doya
Bundan sonra ona yuva
Kurmayın o bir gariptir

Kovan gurbet el arıya
Kuşlar bakmadı darıya
Merhem zıt gitmiş yaraya
Sarmayın o bir gariptir

Bal yapmadı arı beyi
Çiçekler zehirli deyi
Dünü bugününden iyi
Yermeyin o bir gariptir

Dertlen derde dert ulamış
Gönlünü derde bulamış
Gözyaşlarıyla sulamış
Görmeyin o bir gariptir

Devran Baba döner bire
Gönüllere gire gire
Hergün üstüne bin kere
Varmayın o bir gariptir

 

 

Devran Baba
Gariptir

 

Devran Baba
Hayret

 

Devran Baba
Güzel Dostum

 

 

 

Ayrı Düşeli

Yoluna bakmaktan bakar kör oldum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli
Didik didik diddim saçımı yoldum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli

Nasıl yaşadığım bilemiyorum
Hergün ağıt yakar gülemiyorum
Ruhum Azraile veremiyorum
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli

Savurdum ömrümü kırdım yabayı
Ateş attım yaktım yıktım yuvayı
Derbeder eyledin Devran Baba’yı
Nergis gözlüm senden ayrı düşeli

 

Nerdesin Sen

Çok özledim gülüm gül cemalini
Beni darda koydun sen nerdesin sen
Kimsede görmedim şems şemalını
Beni zorda koydun sen nerdesin sen

Ruhum yaralandı gönlüm inliyor
Sızısı bir dakka olsun dinmiyor
Bülbüller hep suskun beni dinliyor
Beni zarda koydun sen nerdesin sen

Bütün sırlarımı meydana serdin
İfşa ettin beni murada erdin
Ölürüm de senden ayrılmam derdin
Beni burda koydun sen nerdesin sen

Ruhum taşımaya nefes yetmiyor
Üzerimden kara bulut gitmiyor
İçim yandı kar buz fayda etmiyor
Beni narda koydun sen nerdesin sen

Bu son olsun gel gör Devran Baba’yı
Sana nasıl yakmış bak gör abayı
Şaşırdım dakkayı günü haftayı
Beni sırda koydun sen nerdesin sen

 

Bak Sevdiğim

Tuzlu sular aka aka gözümden
Nasır çıktı gel de bir bak sevdiğim
Ben kendimi sordum kendi özümden
Kusur çıktı gel de bir bak sevdiğim

Yollarımı Toroslardan aşırdım
Yüreğimi kebap ettim pişirdim
Saniyemi hesap ettim şaşırdım
Asır çıktı gel de bir bak sevdiğim

Gelmedik ne kaldı garip başıma
Aklım ayağımı yordu boşuna
Kilomu vurdum bir mihenk taşına
Sıfır çıktı gel de bir bak sevdiğim

Ömrüm geçti gitti bitti zamanım
Ters tersine döndü gayrı devranım
Dostun dost üstünde dostluk nişanım
Zifir çıktı gel de bir bak sevdiğim

Devran Baba nasıl gönül eyleyim
Ruh bedene küsmüş daha neyleyim
Biri milyarlara böldüm söyleyim
Küsur çıktı gel de bir bak sevdiğim

 

Güzel Dostum

İki dostun arasında
Para neymiş güzel dostum
Gönülün zaman asrında
Ara neymiş güzel dostum

Herşey güzel çirkin nerde
Gönül yolu perde perde
Dost ilaç olunca derde
Yara neymiş güzel dostum

Herşey açık delillerde
Gerçek dost gezer dillerde
Sevgi varken gönüllerde
Kara neymiş güzel dostum

Ayak akıla direne
Gelir imiş has erene
Görene bak sen görene
Köre neymiş güzel dostum

Kış ayı baharı üze
Yazın aklı yetmez güze
Devran Baba derim yüze
Dara neymiş güzel dostum

Farkında Olmadılar

İnsanoğlu olduğunun
Hiç farkında olmadılar
Kuzunun kurt boğduğunun
Hiç farkında olmadılar

İnce bir mum dolunayı
Anası emiyor tayı
Hamsi kapmış balinayı
Hiç farkında olmadılar

Deryalar damlaya dolmuş
Karıncaya fil yem olmuş
Serçeler kartalı yolmuş
Hiç farkında olmadılar

Ne harman kaldı ne yaba
Savurmuşlar kaba kaba
Hele senin
Devran Baba
Hiç farkında olmadılar

 

Devran Baba ● Tarif Etme

 

 

 

© BeKa