• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Aşık Elesger (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Aşık Elesger©

 

1821-1926. Basarkeçer'in (Ermenistan) Ağkilse köyünde doğdu.

Aşıklığa ilişkin ilk bilgileri ailesindeki geleneğe bağlı olarak edindi. Yaklaşık 14 yaşlarında köyün varlıklılarından Kerbelayı Kurban'a hizmetçi olarak verildi. Bu dönemde Kerbelayı Kurban'ın kızı Sehinbanı ile birbirlerine aşık oldular. Ancak bir araya gelmeleri engellendi. Özellikle bu olaydan sonra bağlama çalmaya yöneldi.

Babası tarafından yaklaşık 16 yaşlarında Aşık Ali’ye çırak verildi. Bu süre içinde aşıklık sanatının sırlarını öğrenen Elesger bir süre ustasıyla birlikte dolaştı ve kendini geliştirdi. Bir anlatıya göre Aşık Ali ile yaptığı ve ustasını yendi. Öteki anlatıya göre ise Aşık Ali sazını Elesger’e vermek ve onun artık usta bir aşık olduğunu belirtmek için bilerek yenildi. Aşık Elesger, Bu karşılaşmadan sonra yalnız dolaşmaya başladı.

İlk sevgilisiyle kavuşamaması nedeniyle 40 yaşına dek evlenmeyen Aşık Elesger, 1862’de Kelbecer'in Yanşak köyünden Anahanım'la evlendi. Elesger'in oğlu Aşık Talib de sonraki yıllarda usta bir aşık olarak tanındı. Aşık Elesger Azerbaycan aşıklık geleneğinin en önemli değerlerinden biri olarak kabul edilmektedir.



Aşık Elesger köyünde öldü ve orada toprağa verildi.

Aşık Elesger’e ilişkin Hümmet Alizade tarafından »Aşıq Elesger Eserleri« (1934, 1935, 1937, 1963) ve İslam Elesgerov tarafından »Aşıq Elesger« (1971) adlı 2 ayrı araştırma yayımladı.
 


 

Eylemişem

Ala gözlüm senden ayrı düşeli
Hicranın gamıyla kef eylemişem
Ah vayınan günüm geçip dünyada
Derd alıp gam satıp nef eylemişem

Senden ayrı şad olmuram gülmürem
Canımdan bezmişem öle bilmirem
Ne müddetti kulluğuna gelmirem
Bağışla taksirim sef eylemişem

Hesret koyma gözü göze amandı
Yandı bağrım döndü köze amandı
Geçen sözü çekme üze amandı
Hedyan danışmışam laf eylemişem

İnsafı mı güle hemdem kar ola
Tülek terlan ovlağında sar ola
Elesger istiyor bir bazar ola
Seçmişem gevheri saf eylemişem
 


 

Hoşgeldin

Kedem koyup hasta hasta
Sen bu diyara hoşgeldin
Süzdürüp ala gözleri
Kaşları kara hoşgeldin

Uğrun durup kıya baktın
Müjganın sineme çaktın
Cismimi yandırıp yaktın
Alıştım nara hoşgeldin

Kaynayıp peymanım dolup
Sararıp gül rengim solup
Hasretin çekmekten olup
Sinem sedpare hoşgeldin

Dostun vefasını gördüm
Seçip sevip gönül verdim
Tazelendi köhne derdim
Derdime çare hoşgeldin

Sinemdi eşkın defteri
Sensin dilimin ezberi
Yazık Aşık Elesger'i
Çekmeye dara hoşgeldin

 
 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n