• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Sıtkı Eminoğlu (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Sıtkı Eminoğlu©

 

1950 yılında Hasankale’nin Gölbuluş (şimdiki adı Yayladağ) köyünde doğdu. Asıl adı Sıtkı Emin’dir. İlkokulu köyünde okudu.

Aşıklık geleneğine ve şiire küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Köylerine gelip giden, özellikle Reyhani (1932-2006), Sarıkamışlı İhsani (1928-2010) ve eniştesi Hasankaleli Gülhani (1946-2010) gibi aşıklar aracılığıyla bağlama çalmayı öğrendi ve bilgisini pekiştirdi.

Zamanla aşık meclislerinde yerini alan Eminoğlu’nun şiirleri değişik gazete, dergi ve araştırmalarda yayınlandı.

Makam ve aşık anlatıları konusunda adını duyuran Eminoğlu, çeşitli şenlik ve yarışmaya katıldı, değişik ödüller aldı.

 


 

Kapısında

Mevla bir kulunu mahcup etmezmiş
Boynunu büküp de dur kapısında
Arif insan arifi terk etmezmiş
Ne hikmetler gizli sır kapısında

Mümin isen sen nefsini yorarsın
Mürit isen mürşidini ararsın
Eğer himmet eğer feyiz sorarsın
Kin ile kibrini kır kapısında

Sırrı esrarın yada bildirme
İlim dergahında ismin sildirme
Eğ başını eşiğinden kaldırma
Yunus gibi bekle pir kapısında

Sıtkı'yam insanı arsız etmesin
Haram kazanç ile hırsız etmesin
Şerefsiz hayasız nursuz etmesin
Edep kapısında ar kapısında
 


 

Kara Bahtım

Nedir bu çektiğim senin yüzünden
Hep açtın başıma iş kara bahtım
Vefa olmaz sohbetinden sözünden
Gel yeter yakamdan düş kara bahtım

Hep beni üzmek mi senin kararın
Çiledir servetin ıstırap karın
Ne yazını gördüm ne de baharın
Üç yüz altmış beş gün kış kara bahtım

Hey zalim kaderi m böyle mi vadin
Bence zalim olsun gel senin adın
Beni terk eyledin ya ne anladın
Yine geldik başa baş kara bahtım

Huzur verip rahat çalıştırmadın
Doğru bir menzile ulaştırmadın
Cemiyet içine karıştırmadın
Geçirdin ömrümü boş kara bahtım

Sıtkı'yam servetim bir kırık sazım
Elem keder çile geçmişte mazim
Kalmadı gümanım tutmuyor dizim
Döktürdün ağzımdan diş kara bahtım
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n