Ana SayfaGenelErdem Baba

Erdem Baba

1926-2014. Akçadağ’ın Tariciyan (şimdiki adı Darıca) köyünde doğdu. Asıl adı İbo Erdem’dir. Okula gitme olanağı bulamadı. Yaklaşık 12 yaşında okuma yazma öğrendi. 1940’ta köyünde okul açılmasıyla ilkokulu bitirdi.

Köylerindeki geleneğe bağlı olarak ve gelip giden aşıklar, dengbejler veya zakirlerden etkilenerek şiire ve bağlamaya ilgi duymaya başladı. Kısa sürede bağlama çalmayı ve deyişleri seslendirmeyi öğrendi. Sonraki yıllarda Pazarcıklı Ali olarak tanınan Ali Sayılır aracılığıyla bağlma çalmayı geliştirdi.

18 yaşında evlendi. Bir dönem sonra askere gitti. Orada kendini geliştirdi ve daktilo kullanmayı öğrendi.

Askerlik sonrasında çalışmak için Mersin’e yerleşen Erdem Baba, bu dönemde bazı arkadaşlarının aracılığıyla Pınarbaşı’nın Yukarı Borandere köyüne giderek Aziz Baba ile tanıştı. Aynı dönemlerde oldukça etkileneceği Kötüreli Meluli (1892-1989) ile tanıştı. Daha sonra 5 yıl kadar Sarız’da marangozluk yaparak yaşamını sürdürdü. Aynı zamanda bağlama ailesinin değişik çalgılarını da imal etmeye başladı. Bu dönemde de birçok önemli insanla aynı meclislerde bulundu. Babasının ölmesi üzerine köyüne giderek bir süre çiftçilik yaptı. 1969 güzünde Fransa’ya gitti, bir süre sonra da Almanya’ya geçti.

Erdem Baba’nın önce Alevi çevresinde, sonra da müzisyenlyer arasında tanımaya başlaması bu dönemden sonra oldu. Bilinen birçok bağlamacı eserlerini seslendirdi. Yine bu dönemde çeşitli deyilerden oluşan bir albüm hazırladı.

Erdem Baba Bielefeld’de (Almanya) öldü ve köyünde toprağa verildi.

Erdem Baba’ya ilişkin Mehmet Kömür tarafından hazırlanan »Erdem Baba Hayatı, Yaşam Felsefesi, Besteleri, Deyişleri, El Yazmaları-Hakikat Meclisinden Deyişler« (2019) adıyla yayımlandı.

* * *

Düştüm

Yine çark-ı devran aksine döndü
Sarp kayalı uzak yollara düştüm
Düşman dursun dostlar dalıma bindi
İçinden çıkılmaz hallara düştüm

Minnet etmez idim şah-i cihana
Şimdi mağlup oldum cılız insana
Bade nuş ederken ben kana kana
Teşne dehan susuz çöllere düştüm

Sevgiden eser yok gönülden gözden
Erdem dile destan oldu bu yüzden
Halavet kalmadı sohbetten sazdan
Düzen tutmaz paslı tellere düştüm

* * *

Yar Senin Derdinden

Yar senin derdinden hasta hal oldum
Her dem işim ahu figandır figan
Sana gönül verdim sevdakar oldum
Ayrılık serimde dumandır duman

Yar senden umduğum ahdına vefa
Sözünde sağ isen çektirme cefa
Derd-i derunuma gel eyle şifa
İşim medet mürvet amandır aman

Erdem der ki daim ahvalim böyle
Yar beni andıkça ah u vah eyle
İkrar iman ahd-ı peymana söyle
Şükür kalbim dolu imandır iman