• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Göleli Nalbant (BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Erzurumlu Noksani©

 

-1872. 1700’lü yılların sonlarında Erzurum’da doğdu. Asıl adı İsmail’dir. Yaşamına ilişkin veriler kesinlik içermemektedir. İlk eğitimini dönemin medresesinde gördü. Daha sonra daha köklü bir dini eğitim aldı. Bundan dolayı yörede İnce Molla olarak anıldı.

Elazığ’da bulunan Bektaşi ocağı Ağuçan’a bağlı bir aileden gelmektedir. Bundan dolayı küçük yaşlardan itibaren Bektaşi geleneğinde yetiştirildi. Edebiyatla küçük yaşlardan itibaren ilgilenmeye başladı.

Ağuçan Ocağının yöneticisi Sadık Dede’nin Erzurum’da Noksani’nin babası İsmail’i ziyaret ettiği sırasında karşılaştığı Noksani’deki derinliği ve yeteneği gördü. Sonra da Noksani mahlasını verdi. Kısa bir sürede yörede adı duyulmaya başlayan Noksani’nin deyişleri de dilden dile yayıldı. Aynı zamanda yaşamını sürdürmek için işlettiği küçük bakkal dükkanı da birçok şaire, aşığa mekan olan bir dergah haline dönüştü.

Aşık edebiyatında, özellikle Alevi-Bektaşi geleneğinde »Noksani« adı-nın/mahlasının yaygın olarak kullanılması nedeniyle birçok karışıklık ortaya çıkmaktadır. Anadolu’da bulunan bazı Alevi-Bektaşi yazmalarında bu tür şiir örnekleriyle sıkça karşılaşılmaktadır. Özellikle Çorumlu Noksani’nin) şiirleriyle bazı karışmalar söz konusudur.

Erzurumlu Noksani Erzurum’da öldü ve orada toprağa verildi.

Ayrıca Güvençli Noksani, Çorumlu Noksani, Xodlu Noksani (1922-1964), Karslı Noksani (1899-1972), Güplüceli Noksani (1902-1977), Posoflu Noksani (1857-1940), Davulkulu Noksani (1919-1971), Arguvanlı Noksani (1934) ve Harızlı Noksani (1936-2003) mahlaslı aşıklar bulunmaktadır.

 


 

Aşık


Duyup sırr-ı hakkı bildi acep firkattedir aşık
Cemal’ hakka vasıl oldu acep hayrettedir aşık

Sözüdür ayet-i kuran özüdür hak ile yeksan
Eder dü alemi seyran acep hikmettedir aşık

Lamekandan gelmiş iken aslı pakin bulmuş iken
Nuru haktan dolmuş iken acep hasrettedir aşık

Şeriattan delil olup tarikat bahrine dalıp
Marifetten aşna bulup acep ülfettedir aşık

Hakikat şehridir şarı gördüğü hep hak didarı
Bir bilip yari ağyarı acep vahdettedir aşık

Keşfeyleyip yol erkanı bir etti küfrü imanı
Bil cümle alemin canı acep surettedir aşık

Vilayet ilmine kandır yedi iklime sultandır
Biheşt içinde rıdvandır acep himmettedir aşık

Sikkesin ağ taşa çaldı mürşit inden himmet aldı
Hızır ile yoldaş oldu acep zulmettedir aşık

Vücudu beyti rahmandır sücudu daim insandır
Söz gevher lal-ı mercandır acep devlettedir aşık

Noksani aşkın bendidir aşık maşukla kendidir
Lebleri Mısır kandırır acep izzettedir aşık

 


 

Seni

Teslim olup her sırrını söylesen
Nar-ı aşka salıp pişirir seni
Bir kamile candan hizmet eylesen
Koktuğun yerlerden aşırır seni

Zahir ilmi çoktur mahluka satar
Ellerin bağında şakıyıp öter
Yakınına varma yakanı tutar
Hakkın dergahından devşirir seni

Noksani sakınıp uyma her cana
Bir can içre bin can yeter irfana
Kusuru sende bul düşme yabana
Nefse uyma yoldan düşürür seni
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n