• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Erzurumlu Rahmani (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Erzurumlu Rahmani©

 

1942-1993. Erzurum’da doğdu. Asıl adı Ali Çırçır’dır. İlkokulu Erzurum’da okudu.

Küçük yaşlardan itibaren aşıklık geleneği ve şiirlere ilgilenmeye başladı. Aynı dönemlerde bağlama çalmayı öğrendi.

Önceleri usta malı türküler söylenen Aşık Rahmani, yaklaşık 23 yaşından sonra kendi şiirlerini seslendirmeye yöneldi.

Rahmani uzun yıllar Atatürk Üniversitesi bünyesinde çalıştıktan sonra emekli oldu.

Yöresinde duyulmaya ve tanınmaya başladıktan sonra Türkiye’nin başka bölgelerine de gitti. Konya Aşıklar Bayramına bazı aralıklarla katılan Aşık Rahmani, özellikle leb değmez dalındaki atışmalarda başarılı oldu.

Şiirlerinin bir bölümü »Okul Şiirleri« adıyla yayınladı. Çeşitli yarışmalarda ödüller alan Aşık Rahmani, ayrıca Kültür Bakanlığı tarafından açılan bir yarışmada »Öğütler Destesi« (1988) adlı kitabıyla üçüncü oldu.

Aşık Rahmani Erzincan'da öldü ve Erzurum'da toprağa verildi.

 


 

Gel

Terk-i vatan olmak arif işi mi
Dost sine dağına gel Reyhanım gel
Bir sohbet kuralım dindir yaşını
Muhabbet bağına gel Reyhanım gel

Yunuslar beslemiş Palandöken'i
İlim merkezidir aşkın kökeni
Hazanda hisarda gönül dükkanı
Dal ve dudağına gel Reyhanım gel

Dostsuz bir alana pazar kurulmaz
Muamma aşığa Bağdat sorulmaz
İpliksiz tezgahsız libas örülmez
İrfanlık ağına gel Reyhanım gel

Bu aşkı bizlere ilahi ferman
Tadana manevi her derde derman
Ananın yoluna olursan kurban
Neşter bıçağına gel Reyhanım gel

Göçtün aramızdan bıraktın hüzün
Rahmani çekmekte edebi nazın
Kesrette vahdette birbirimizin
Kavrulak yağına gel Reyhanım gel

 


 

Var

Aciz gönlüm ne yaşarsın dünyada
Bir arının gülden dermiş balı var
Öten bülbül neyin var ki devada
Bir goncanın has kokulu gülü var

Dengede tut solun ile sağını
Örümcekler örtmektedir ağını
Otun dahi çıkarırlar yağını
Bir böceğin ipek olmuş teli var

Gel boş gezme şu ömrün çağında
Bağban isen sadık çalış bağında
Ne hünerin şu sinenin dağında
Bir ağacın meyve veren dalı var

Havada sis nice yerler kaplıyor
Bir billur cam örenciyi kaplıyor
Bir sert koza kaplumbağa saklıyor
Bir yılanın cevher olan pulu var

Turnaların bir hoş olur oyunu
Yarasanın gören var mı tuyunu
Sen Rahmani güzel eyle huyunu
Papağanın sesi gibi dili var
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n