• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Fuzuli (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Fuzuli©

 

1480-1556. Kerbela’da doğdu. Asıl adı Mehmet Bin Süleyman’dır. Şiirlerinin başkaları tarafından alınmasını engellemek amacıyla, gereksiz, yararsız anlamına gelen Fuzuli adını kullandı.

Gençliğine ilişkin ayrıntılı bir bilgi bulunmamasına karşın, yapıtları incelendiğinde iyi bir eğitim gördüğü anlaşılmaktadır. İslami ilimlerden Fars edebiyatına, tasavvuftan hekimliğe dek çok yönlü bilgiye sahipti. Şii olan Fuzuli yaşamının büyük bir bölümünü Kerbela’da geçirdi. Ali Şir Nevai, Nesimi ve Necati gibi şairlerin şiir anlayışını benimseyen Fuzuli Türkçe, Arapça ve Farsçayı tüm incelikleriyle bilmekteydi. Halk dilinde geçen deyimlerden Kuranda geçen hadislere dek her türlü kavramı kullandı. Belki bundan dolayı her kesimde geniş ilgi buldu.

Fuzuli, başta 1. Süleyman (Kanuni) olmak üzere birçok kişiye övgüler yazdı. Ancak genelde saraydan uzak tutuldu.

Fuzuli şiirinin temelde ilim ve sevgi üzerine kuruludur. Yapıtlarını çeşitli dillerde vermesine karşın ağırlıkla Azeri ağzını kullandı. Kendisinden sonraki hemen tüm şairleri etkiledi.

»Hadikatü’s-Süeda«, »Leyla ile Mecnun«, »Türkçe Divan«, »Enisü’l-Kalb», »Fuzuli’nin Mektupları«, »Terceme-i Hadis-i Erbain«, »Rind ü Zahid«, »Arapça Divan«, »Matlau’l-İtikad«, »Heft Cam« adlı yapıtları bulunmaktadır.

Ayrıca 19. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı bilinen ve az sayıda şiiri bugüne ulaşabilen başka bir Fuzuli daha bulunmaktadır. Şiirlerinde hece ve aruz ölçülerini ustaca kullanmasından yola çıkılarak eğitimli olduğu düşüncesine varılmaktadır.

Fuzuli, Kerbela'da öldü ve orada toprağa verildi.

 


 

Beni Candan Usandırdı

Beni candan usandırdı
Cefadan yar usanmaz mı
Felekler yandı ahımdan
Muradım şemi yanmaz mı

Şeb-i bimarına canan
Deva-i dert eder ihsan
Niçin kılmaz bana derman
Beni bimarı sanmaz mı

Gül-i ruhsarına karşı
Gözümden kanlı akar su
Habibim faslı güldür bu
Akar sular bulanmaz mı

Gamım pünhan tutardım ben
Dediler yare kıl ruşen
Desen ol bivefa bilmem
Seni gör geç utanmaz mı

Şeb-i hicran yanar canım
Döker kan çeşm-i bir yanım
Uyarır halkı efkanım
Kara bahtım uyanmaz mı

Değilim ben sana mail
Sen ettin aklımı zail
Bizi tan eyleyen cahil
Hüdasından utanmaz mı

Fuzuli rindi şeydadır
Hemişe halka rüsvadır
Sorun ki bu ne sevdadır
Bu sevdadan usanmaz mı
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n