• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Aşık GEnçağa (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Aşık Gençağa©

 

1904-1976. Ardanuç’un Hamagöret (şimdiki adı Hamurlu) köyünde doğdu. Asıl adı Genç Yazıcı’dır.

1. Dünya Savaşı (1914-1918) döneminde ailesiyle birlikte İç Anadolu’ya göçtü. Savaş sonunda yeniden köyüne döndü. Aşıklık geleneğine ve şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Aynı dönemlerde de bağlama çalmayı öğrendi.

Gençağa, Sefil Genç gibi mahlasları kullanan aşık, şiirlerinde ağırlıkla din olmak üzere birçok konuyu işlemektedir.

Yaşamını sınıkçılık yaparak sürdüren Aşık Gençağa, Ardanuç’ta öldü ve orada toprağa verildi.

 


 

Benim

Hakkın kahvesinden oldum bir alem
Gönlümde açılır güllerim benim
Yoldaşım imandır bir anım Mevla
Kalbimde coşuyor sellerim benim

Sinemde çalınır aşk ile sazım
Nidem ki geçiyor baharım yazım
Yönüm kıblegahtır çıkar avazım
Kudreti zikreder dillerim benim

Gençağa’yım yoktur benim kaderim
O güzel mevlaya niyaz ederim
Geldim şu faniden bir gün giderim
Şam diyarı oldu çöllerim benim

 


 

Yazıktır


Hava-ı hevese ciğerin yakma
Erenler verdiği göze yazıktır
Gördüğün güzele yan gözle bakma
Sorarlar hesabın öze yazıktır

Ahlakta halim ol pençede pulat
Lisanda kemalin bul eyle kat kat
Evvel sarraf ara sonra sözün sat
El kadrin bilmezse söze yazıktır

Sefil Genç’im böyle etti işarı
Bana taksim erenlerin erkanı
Her yerde olur mu şeref bostanı
El hücum ederse size yazıktır
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n