• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Aşık İhsani (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Aşık İhsani©

 

1932.2009. Diyarbakır’da doğdu. Asıl adı İhsan Sırlıoğlu’dur.

Şiire çok küçük yaşlarda başladı. Aşıklık geleneğine ilişkin bilgisini de zamanla pekiştirdi.

Aşık İhsani, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde değişik işlerde çalıştı. 1957 yılında Uşak Şeker Fabrikasında çalışmaya başladıktan sonra eşi Güllüşah’la (Sevim) tanışıp evlendi.

İlk kez 1958 yılında radyoda türkü söyledi. Anadolu’nun çeşitli yörelerini dolaştı. 1963’e dek geleneksel türküler söyleyen Aşık İhsani, sonraki yıllarda özellikle politik ağırlıklı türkülere yöneldi. Ömrünün bir bölümü hapishanelerde geçti. Türkiye ve Türkiye dışında birçok konser verdi. Fransa cumhurbaşkanından İngiltere kraliçesine dek çeşitli ülkelerin yöneticileri tarafından devlet konuğu olarak çağrıldı.

Aşık İhsani Diyarbakır'da öldü ve orada toprağa verildi.

Aşık İhsani, şiirlerini, »Ağalı Dünya« (1964-65, 2 cilt), »Yazacağım« (1966), »Bakalım Hele« (1967), »Bak Tarlanın Taşına« (1974), »Vur Ağanın Başına« (1975) adlı kitaplarda topladı. O güne dek yazdığı bütün şiirlerin topladığı »Dünden Bugüne Aşık İhsani« (1976) adında kitabı ve »Ozan Dolu Anadolu« (1973) adlı antoloji ile gezi izlenimlerinden oluşan »Beyaz Köle« (1985) adında kitapları bulunmaktadır.

Ayrıca Oltulu İhsani ve Sarıkamışlı İhsani adlı 2 aşık daha bulunmaktadır.

 


 

Neyin Eksilir

Yüce Tanrım figanımı
Duyarsan neyin eksilir
Beni cehalete karşı
Uyarsan neyin eksilir

Şöyle gerine gerine
İdris Nebi’nin yerine
Sekiz cennetten birine
Koyarsan neyin eksilir

Versen üç huri hanımı
Gelip sarsalar yanımı
Otursam yesem karnımı
Doyursan neyin eksilir

Bir güzele göndersen aşk
Aşkı bile eylesek meşk
Akşama yatmaya bir köşk
Ayırsan neyin eksilir

İhsani’yim ey a canım
Bir gün çıkıp gelsem sana
Seni davet etsem bana
Buyursan neyin eksilir

 


 

Yar Beni

Bilmem gerçek miydi bilmem düş müydü
Dün gece diline aldı yar beni
Çıkardım cebimden bir yüzük verdim
Takıştı eline aldı yar beni

Sürmeli gözünün kenarı yaştı
Yüzükteki ışık aklımı şaştı
Nakış nakış üzerime yanaştı
Sar dedi beline aldı yar beni

Gözümün içine gül vere vere
Başını göğsüme koydu üç kere
Sarıldı koluma bir tenha yere
Yürüdü yoluna aldı yar beni

Ağzının içinde bal eze eze
Çağırdı gel dedi gidelim bize
Vardım şöyle bir kenarda diz dize
Oturduk çuluna aldı yar beni

Uzandım sedire yanıma yattı
Kınalı tırnağı etime battı
İki yanağını bana uzattı
Sağına soluna aldı yar beni
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n