• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Nihat Kaçoğlu (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Nihat Kaçoğlu©

 

 

 

 

Hazırlanıyor

 

 

 

 


 

Benzettim

Dilber yanakların kırmızılanmış
Hasbahçe içinde güle benzettim
Gönlüm ateşine nasıl da yanmış
Acıdım haline küle benzettim

Bizim yaylalara erişti bahar
Yeşile belendi ağaçlar bağlar
Ey efendim senin ne hoş kokun var
Bad-ı saba esen yele benzettim

Aşıklar yakarsın çatınca kaşı
Seni görenlerin serilir na’şı
Demadem akıyor gözümün yaşı
Fırat’a Tunca’ya Nil’e benzettim

Meğer aşk ateşi böylesi kormuş;
Sevilen cefacı sevenler hormuş
Ey güzel hasretin ne kadar zormuş
Ben sensiz bir günü yıla benzettim
 
Nihat der ki geldi sarılma çağın
Yok mu bu garibe acıyacağın
Şeker şerbet olmuş şirin dudağın
Kaymağa pekmeze bala benzettim

 


 

Bulamadım

Dolaştım alemin dört köşesini
Ben de bir münasip yar bulamadım
Nice mahlûkatın duydum sesini
Şeyda bülbül gibi zar bulamadım

Şükürler eyledim Hakk’ın varına
Kulak verdim gülün intizarına
Deli gönül yandı aşkın narına
Onu söndürmeye kar bulamadım

Bir zamanlar hakka eyledim sitem
Başıma gelene ağladım bir dem
Dilimde ah u zar gözlerimde nem
Ben de asılmaya dar bulamadım

Bir zaman olmuştum aşka müptela
Başıma gelmişti bin türlü bela
Girdim Pir Bektaş’ın sürdüğü yola
Ben de ondan özge şar bulamadım
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n