• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Kağızmanlı Sezai (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Kağızmanlı Sezai©

 

1858-1938. Kağızman’da doğdu. Asıl adı Yusuf’tur. Daha sonra aile Aşıklı soyadını aldı. Şiirlerinden hareketle belli bir medrese eğitimi aldığı tahmin edilmektedir.

Aşıklık geleneğini, bağlama çalmayı kimden öğrendiği ve mahlasını nasıl aldığına ilişkin somut bir veri bulunmamaktadır.

Bağlama çalmadaki yeteneği ve sesinin güzelliği nedeniyle kısa sürede tüm Kuzeydoğu Anadolu’da tanındı. Narmanlı Sümmani (1860-1915) ve Kağızmanlı Cemal Hoca ()  gibi döneminin birçok ünlü aşığıyla yakınlık kurdu ve aynı meclislerde bulundu.

Aşık Sezai'nin kendi oluşturduğu »Ülfetin« adlı bir türkülü anlatısı bulunmaktadır. Bu anlatı 1940’lı yıllarda Fahrettin Kırzıoğlu tarafından arşivlere aktarıldı.

Kağızmanlı Hıfzi (1893-1918), Sazcı Halil (1889-1975), Durak Ahmet, Aşık Erdemi (1911-1983) birçok aşığa ustalık eden Aşık Sezai’nin kendine özgü makamlar geliştirdiği de bilinmektedir.

Yusuf Sezai Kağızman’da öldü ve orada toprağa verildi.

 


 

İhtiyarlık

Dinleyin ağalar tarif edeyim
Tutmuş demanımı ey ihtiyarlık
Her insan ömrünün varlığın ister
Hiç demez sonunda hay ihtiyarlık

Dem be dem esnetir dudağın yalar
Yazın sıcağında kürkü arkalar
Oturmadan bezer yatmadan yılar
Geme almış beni bay ihtiyarlık

İht’yarlık elinden zay oldu işler
Ağız pabuç oldu döküldü dişler
Benden kaçmaz oldu yerdeki kuşlar
Bu nasıl ahvaldir vay ihtiyarlık

Tüy döşek üstünde yatabilmerim
Dayaksız bir adım atabilmerim
Üç yıllık sabiye çatabilmerim
Günlük yolum olmuş ay ihtiyarlık

Gönüldür her zaddan geriye kalma
Yiyemez oldum ben törpüsüz alma
Hamur işi haşıl et zatı dolma
Hep yumuşak ister pay ihtiyarlık

Sezai gidemez yayak bir yana
Baş bir yana gider ayak bir yana
Her zaman lazımdır dayak bir yana
Duramaz yerinde day ihtiyarlık
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n