• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Kerem (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Kerem©

 

Genellikle Isfahan Şahının oğlu ve asıl adının Ahmet Mırza olduğu kabul edilir.

Kerem’in babasının haznedarlığını yapan Ermeni bir keşişin kızı Aslı ile Kerem arasındaki aşkı anlatan, 16.-17. yüzyılda ortaya çıktığı sanılan bir halk öyküsünün (Kerem ile Aslı) kahramanı. Dinleri ayrı olduğundan dolayı bir türlü bir araya gelemeyen 2 gencin öyküsüdür. Ancak yine de bu konuda tam bir kesinlik bulunmamaktadır.

Bu anlatış biçimi temelde aynı olsa da kahramanların konum ve inançları anlatıldığı yere göre farklılık göstermektedir.

Ancak öykünün, 16. yüzyılda yaşadığı varsayılan Kerem Dede ya da Aşık Kerem adlı bir aşığın şiirlerinden oluştuğu ihtimali ağır basmaktadır. Aşıkların böylesi hikayeler yaratması ve anlatması geleneğinin yaygınlığından hareketle gerçekliğinden öte anonimleşerek bir halk anlatısına dönüşmüş olabileceği açıklanabilir bir durum gibi görünmektedir.

Kerem öyküsü, Balkan ülkelerinden Orta Asya’ya dek çok geniş bir alanda ve değişik dillerde anlatılır.

19. yüzyılda Ermeniceye uyarlanarak birkaç kez yayımlanan Kerem, halk türküleri açısından aşkın ateşini simgeler.

Bazı araştırmacılar tarafından ise Karac’oğlan geleneğinin de temelde Kerem anlatıları ve türkülerinden ortaya çıktığı varsayılmaktadır.

 


 

Bilmiş Ol

Gönül geçmez senden ey yüzü mahım
Ölünce severim seni bilmiş ol
Hakkın emri ile Azrail canım
Alınca severim seni bilmiş ol

Rahmet kapısına tutmuşum yüzüm
Hak için söylerim ben her bir sözüm
Sanki musallada halk da namazım
Kılınca severim seni bilmiş ol

Cemalin görünce aklım oldu çak
Hub yaratmış seni ol zatı pak
Mezarım içinde gözlerime hak
Dolunca severim seni bilmiş ol

Kerem der seyrettim halkı cihanı
Kişi sevdiğine bulur bahani
Yevmi mahşerde de hakkın divanı
Olunca severim seni bilmiş ol

 


 

Muş Ovası (Muş Keremi)

Açıldı laleler güller
Kokar gider Muş Ovası
El ele vermiş güzeller
Yakar gider Muş ovası

Sarı çiğdem kokun gelir
Tüm kuşları lisan bilir
Beni aşk derdine salır
Çeker gider Muş Ovası

Tel alışkın öter sazlar
Yola çıkmış gelin kızlar
Nerde bu güzelim yazlar
Söker gider Muş Ovası

Karasu akar boyunca
Murat suyu ince ince
Dolanır gider yolunca
Çöker gider Muş Ovası

Etrafını sarmış dağlar
Gönül Aslı diye çağlar
Kerem Dede yanar ağlar
Bakar gider Muş ovası
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n