• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Aşık Keşfi (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Aşık Keşfi©

 

1843-1910. Yusufeli’nin Zor (şimdiki adı Esenyaka) köyünde doğdu. Asıl adı Mustafa’dır.

Aşıklık geleneğinin çok belirgin yaşandığı bir köyde büyüyen Keşfi küçük yaşlardan itibaren şiire ve türküye ilgi duymaya başladı.

İlk gençliğinde Erzurum’a giderek Gaznevi Ahmet Efendi Dergahında bir süre kaldı. Bu dönemde tarikat ilişkileri de gelişen Keşfi daha sonra köyüne dönerek çiftçilikle uğraştı.

Özellikle dini konular olmak üzere hemen her dalda şiirleri bulunan Keşfi’nin bilinen en önemli eseri ise » Mevlid-i Nevebi« adlı eseridir. Bu mevlit Aşık Keşfi’nin köyünde halen Süleyman Çelebi’nin mevlidi yerine okunmaktadır.

Aşık Keşfi döneminin bilinen aşıklarından Muhibbi’yle (1823-1868) karşılaştı ve onunla arkadaşlık kurdu. Aynı zamanda Muhibbi’yi bir usta olarak da kabul eden Keşfi, dönemindeki birçok aşığın yanında oğlu Huzuri’nin de yetişmesine yardımcı oldu.

Keşfi köyünde dokunan kilim, seccade gibi bazı elişi eşyaları satmak üzere dolaştığı sırada İspir’in Salaçur (şimdiki adı Kekikli) köyünde öldü ve orada toprağa verildi..

Bugüne dek yayımlanmayan ve bilinmeyen şiirlerinin yer aldığı »Keşfi Divanı« Taner Artvinli tarafından çevrilip yayına hazırlanmaktadır.

 


 

Okudum

Elest-i bezminde olundum hitap
Kalubela lisanından okudum
Onun çün veririm bu söze cevap
Erenlerin ihsanından okudum

Niceleri vasıl oldu rahmete
Niceleri düştü anda zahmete
Yüz dört kitap nazıl oldu ümmete
Ben inandım furkanından okudum

Keşfi’yim derdimi aldım hocadan
İmla bildim altmış iki heceden
Saadet kazandım gündüz geceden
Pir-i Azam divanından okudum

 


 

Yandı Ha Yandı

                    Muhibbi'ye Benzek

Hey ağalar bu sevdaya düşeli
Kalmadı tutarım yandı ha yandı
Ne mümkündür yedi umman söndüre
Cehlim gibi narım yandı ha yandı

Baş olmadı felek ile çatıştım
Balçık oldum topraklara katıştım
Kerem gibi ikrah oldum tutuştum
İliğim damarım yandı ha yandı

Zalim neden girdin benim kanıma
Halimi arzedem ol süphanıma
Keşfi der ki bir od düştü kanıma
Aza vü etvarım yandı ha yandı
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n