• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Kul Ahmet
 

 

 

Kul Ahmet©

 

1932-1997. Pazarcık’ın Bozlar köyünde doğdu. Asıl adı Ahmet Kartalkanat’tır. Okula gitme olanağı bulamadı ama okuma yazmayı sonradan öğrendi.

Çocukluğundan itibaren yöresindeki aşıkları dinleyerek geleneğini öğrendi. 12 yaşında bağlamaya merak sarmaya başladı. Yaklaşık aynı dönemlerde köyüne gelen Aşık Veysel’den ilk bağlama dersini aldı.

İlk dönemde yalnızca usta malı türküler söyledi. Sonraki yıllarda bir pınar başında uyurken rüyasında gördüğü Mihri Melek adlı kıza aşık oldu. Bade içmek yerine kızın verdiği elmayı yiyen Kul Ahmet o günden sonra kendi türkülerini söylemeye başladı.

Bir süre göçer bir toplulukla dolaştı. Onlara Erzincanlı olduğunu ve garip kişi olduğunu söylediğinden, yörede Garip adıyla tanınır. Şiirlerinde zaman zaman kullandığı Garip Kul Ahmet mahlası da bu dönemden kalmadır.

Şükrü Elçin tarafından hazırlanan »Kul Ahmet ve Zeynep Şah« ve Aşık Veysel’le birlikte hazırladığı »Güzel Anadolum« (1973) ve »Dünyanın Sesi« (1978) adlı kitapları yayımlanan Kul Ahmet, türkülerinde sevgi ve hoşgörüyü işledi.

Kul Ahmet Ankara’da öldü ve orada toprağa verildi.

 


 

Beni

Seher yeli nazlı yare
Bildir beni bildir beni
Düşmüşem elden ayağa
Kaldır beni kaldır beni

Ok vurup sinem dağlatma
Didemde nemi çağlatma
Gel yeter beni ağlatma
Güldür beni güldür beni

Söyle güzeller şahına
Yüz süreyim dergahına
Zehir olam kadehine
Doldur beni doldur beni

Kul Ahmet’im gönül versem
Dalında gülünü dersem
Senden başka yar seversem
Öldür beni öldür beni

 


 

Oynar

Gel gönül aldanma kalleş güzele
Gerçek sevmez seni göz ile oynar
Açılsa bedesten girse pazara
Sermayesi yoktur söz ile oynar

Bozulmuş bahçesi kokusuz gülü
Her çiçek eylemez garip bülbülü
Ehli aşk olmayan nefsinin kulu
Gider bar evinde kız ile oynar

Arif olan ilim ile yarışır
Alimler dünyayı ölçer bölüşür
Elin füzeleri ayda dolaşır
Divane Kul Ahmet saz ile oynar
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n