• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Mamaşlı Suzani (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Mamaşlı Suzani©

 

1892-1945. Kangal’ın Mamaş (şimdiki adı Soğukpınar) köyünde doğdu. Asıl adı Vahap Bozkurt’tur. Okuma yazmayı babasından öğrendi.

Alevi geleneklerini ve tarihi bilgileri de babasının yardımıyla edindi. Zaman içinde katıldığı cemlerde zakirliği ve buna bağlı olarak birçok eski aşık ve deyişe ilişkin bilgi sahibi oldu.

Kurtuluş Savaşı döneminde kardeşi Revani’yle (1898-1968) birlikte askere alındı. Askerlik sonrası yeniden köyüne dönen Suzani bu dönem içinde kendini daha geliştirdi. Özellikle yöredeki birçok genç aşık gibi Suzani de Mamaşlı Aşık Hassöğ'den ders alarak bilgisini pekiştirdi. Bağlama dışında keman ve ud çalmasıyla da bilinen Mamaşlı Suzani şiirde çeşitli örnekler verdi.

1931 yılında Ahmet Kutsi Tecer tarafından düzenlenen Aşıklar Bayramı nedeniyle kardeşi Aşık Revani de olmak üzere Dışlıklı Yarım Ali, Aşık Veysel (1894-1973, Hikayeci Ağa Kahya, Aşık Süleyman (1880-1938) ile birlikte Sivas’a çağrıldı. Bu dönemden sonra adı daha fazla duyuldu ve deyişleri çevrede yayılmaya başladı.

Bazı araştırmacılar tarafından, Sivas’a göçmüş olması ve isim benzerliğinden dolayı Artvinli Suzani (1855-1918) ile karıştırılmaktadır.

Mamaşlı Suzani Sivas’ta öldü ve Abdul Vahap Gazi Tekkesinde toprağa verildi.

Mamaşlı Suzani ve aynı çevrenin öteki aşıklarına ilişkin Fuat Bozkurt tarafından hazırlanan »Ozanlar Ocağı« (1999) adlı bir araştırma bulunmaktadır.

 


 

Aşam Dedim

Aşam dedim karlı dağın ardını
Acep sevdiğimi göremem m’ola
Perişan halimi arzuhal etsem
Lütf u ihsanına eremem m’ola

Bir haber alayım esen yellerden
Umman oldu gözüm yaşı sellerden
Bahar gibi al kırmızı güllerden
Acep al yanaktan deremem m’ola

Aşık oldum o sürmeli gözlere
Hayran kaldım şeker gibi sözlere
N’olur bir gün yol uğratsan bizlere
Açıp kollarımı saramam m’ola

Aşık olanların başı belada
Dudakları şeker abı zülalı
Kirpikler sürmeli kaşlar hilali
Neşter vurup sinem yaramam m’ola

Sıtk ile tutarsam eğer demanı
Suzani’yim yardan kesmem gümanı
Hasretler kavuşa bayram zamanı
Soyunup koynuna giremem m’ola

 


 

Vasıl-ı Hak Olmaz

Vasıl-ı hak olmaz cihanda kişi
Aşkın kazanında haşlanmayınca
Kul etmeden özür olur mu veli
Kahr-ı eda ile taşlanmayınca

Perde-i ikbalden uyar gözünü
Meclis-i irfanda söyle sözünü
Bir kamil mürşide bent et özünü
Ağaç meyve vermez aşlanmayınca

Niceler varlığa güvenirler çok
Şükreyle halika sen halin ebak
Amel çokluğuna hiç itibar yok
Kulundan halikın hoşlanmayınca

Gel gönül kalbini pak eyle bu dem
Ererim menzil-i ala her dem
Dokunmaz Suzani destine hatem
Bir üstattan üstü kaşlanmayınca
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n