• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Meluli (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Meluli©

 

1892-1989. Afşin’in Kötüre köyünde doğdu. Asıl adı Karaca Erbil’dir. 7-8 yaşlarında köyündeki bir hocadan Arapça okuma yazma öğrendi. 10 yaşlarında Afşin’de Ermeni aile dostlarının yanına gönderildi. 20 yaşlarına dek Ermeni okulunda eğitim gördü. Arapça, Ermenice, matematik ve edebiyat dersleri aldı.

Şiir ve edebiyata ilgisi de daha çok bu dönemde gelişti. Yöresindeki birçok aşığın yanı sıra, kaynaklara geçmiş başka aşıkların da şiirlerini öğrenerek kendini geliştirdi.

Meluli, varlıklı bir insan olan babasının haksızlıklarına dayanamayarak eşiyle birlikte köyünü terk etti. Ortadoğu’nun çeşitli yerlerini dolaştı, değişik insanlarla ve aşıklarla tanıştı.

Aşık Meluli, şiirlerinde insan ve sevgi öğesini öne çıkardı. Ancak politik taşlamalardan tasavvufa dek her konuyu ele aldı.

Birçok sanatçı tarafından bestelenen şiirlerinin bir bölümünü Latife mahlasıyla yazan Meluli’nin eserleri değişik gazete, dergi ve araştırmalarda yer aldı.

Meluli Afşin'de öldü ve orada toprağa verildi.

Meluli’nin yaşamı ve şiirlerine ilişkin ayrıntılı bir araştırma, torunları Latife Özpolat ve Hamdullah Erbil tarafından »Meluli Divanı ve Aleviliğin, Tasavvufun, Bektaşiliğin Tarihçesi« (1992) adıyla yayımlandı.

 


 

Geldim

Ey efendim benim halim bilsene
Dertliyim kapında dermana geldim
Affolunmaz suçum çoktur günahım
Asiyim katlime fermana geldim

Kerem edip yazar isen fermanım
Lokmanım ol eyle benim dermanım
Akıbet eşiğ’ne helaldir kanım
Hıbb-i ekberine kurbana geldim

Devlet kuşu başındadır uçurma
Lütfedip fırsatı elden kaçırma
Vebalim çok sen boynuma geçirme
Canım vermek için canana geldim

Yaram efendimin gayrı yaram yok
Başka türlü bir ilaçtan çarem yok
Gözlerin hükümdar kirpiklerin ok
Hedef et sinemi nişana geldim

Meluli’yim sana malum her halim
Ne sabrım var ne takat u mecalim
Ateşinle yandı bu perr ü balım
Çok şükür şem’ine pervane geldim

 


 

Yavaş Yavaş

Güldürmedim nazlım birgün ben seni
Bundan sonra yürü gül yavaş yavaş
Ya görürsün ya görmezsin sen beni
Artık defterinden sil yavaş yavaş

Yaprağım döküldü çiçeğim soldu
Seninle ikbalim yüzüme güldü
Kurtuldun kışından baharın geldi
Açılsın bahçende gül yavaş yavaş

Çoktan sönmüş idi sevgin aşikar
Bunu bilmez mi sandın ey hoş nigar
Beni böyle süründüren bir ikrar
Bilmek istiyorsan bil yavaş yavaş

Yaptığım binayı yıkıp devirdin
Başkalara uydun işi çevirdin
Destan ettin elden ele duyurdun
Sevinip duruyor el yavaş yavaş

Meluli kapında bendedir bende
Gönlüm yanındadır ayrılmaz sende
Meğer ki bu ruh da çıkar bedende
O zaman ayrılır yol yavaş yavaş
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n