• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Aşık Meraki (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Aşık Meraki©

 

1925-2014. yılında Artvin’in Tolgum (şimdiki adı Salkımlı) köyünde doğdu. Asıl adı Yusuf Biber’dir. İlkokulu Artvin'de okudu.

Küçük yaşlarda şiire ilgi duymaya ve aşıklık geleneğini öğrenmeye başladı. İlk şiirini 20 yaşlarında yazdı. Babası akordeon, annesi ise akordeon ve santur çaldığından müziğe yatkın bir ailede büyüdü. Kendisi de zamanla akordeon çalmayı öğrendi.

İlk dönemde Yusuf, Coşkuni gibi mahlasları kullandı. Yaklaşık 40 yaşlarındayken Artvin Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından çıkarılan »Çoruh« adlı dergide gördüğü Aşık Efkari’nin (1900-1980) bir şiirine yazdığı benzek şiiri Efkari’ye yolladı. Bir süre sonra Efkari’den gelen mektupta önerilen Yanari mahlasını kullandı. Ancak sonraki yıllarda rüyasında gördüğü siyah cüppeli 2 adamın getirdiği bir mektuptan sonra Meraki mahlasını aldı.

Özellikle Kuzeydoğu Anadolu aşıkları olmak üzere birçok aşıkla karşılaştı ve dostluk kurdu.

Şiirlerinde hemen her konuyu işleyen Meraki’nin birçok eseri değişik gazete ve dergilerde yer aldı. Zaman zaman bazı okullardaki edebiyat derslerine de katılıp şiire ilişkin söyleşilerde bulundu.

Bazı yarışma ve şenliklere de katılan Meraki, değişik ödüller aldı.

Aşık Meraki Bursa'da öldü ve orada toprağa verildi.

Meraki, şiirlerinin bir bölümünü »Her Telden Bir Ses« (1963), »Kalpten Kaleme« (1966), »Gönülaçar« (1988) ve »Sonbahar Yağmurları« (2005) adlı kitaplarda topladı.

 


 

Geldim

Aşkın ile şahım gayet hastayım
Lütf ü kereminden dermana geldim
Giydim karaları bugün yastayım
Salavat getirip imana geldim

Bilirim cürmümü çoktur kusurum
Enelhak lafzını diyen Mansurum
Senden başka inan yar sevmiyorum
Hasılı sözüne gümana geldim

Serime koymuşum yarım yoluna
Çokça eza etme aciz kuluna
El bağlanıp divan durem soluna
Çok şükür böyle bir zamana geldim

Meraki içinde ne var bilmedin
Ömür boyu inim inim inledim
Gülenlerle bir gün olsun gülmedim
Yar senin dilinden amana geldim

 


 

Olmayınca

Her güzele a dost güzel diyemem
Güzel neye yarar huy olmayınca
Bundan başka gayrisini bilemem
Güzel avlanamaz toy olmayınca

Ne hoş olur yarı dizde sevmesi
Cana şifa koynundaki meyvesi
Gerdan kilididir ilik düğmesi
Cana yakın olmaz muy olmayınca

Meraki güzelden el aman dedik
Şu güzel sevmeden çok tokat yedik
Mecnun olduk Leyla için üstelik
Düşer sahralara pay olmayınca
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n