• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Narmanlı Zamani (Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Narmanlı Zamani©

 

1961 yılında Narman’ın Alabalık köyünde doğdu. Asıl adı Ebubekir Avcı’dır. Köylerinde okul olmadığından okuma yazmayı bazı yakınlarından öğrendi.

Aşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. Köy meclislerinde dinlediği büyükleri ve köylerine gelip giden aşıklar aracılığıyla kendini geliştirdi. Yaklaşık 15-16 yaşlarında yaptığı bir bağlama ile kendi kendine çalmayı öğrendi. Aynı dönemlerde köylerine gelen Aşık Nusret Toruni (1945-2003) tarafından beğenilince de onun yanında çıraklığa başladı. Böylelikle şiire ve aşıklığa ilişkin temel bilgileri hem Toruni’den hem de Hüseyin Sümmanoğlu’ndan öğrenme ve yetişme fırsatı buydu.

Askerlik dönüşü yörede adı duyulmaya başlayan Zamani’ye mahlası da Nusret Toruni tarafından verildi. Bu dönemden sonra Konya Aşıklar Bayramı da olmak üzere birçok şenlik ve etkinliğe katıldı, çeşitli ödüller aldı.

Geleneklere bağlı olarak birçok türkülü anlatıyı da öğrenen Aşık Zamani’nin şiirleri çeşitli gazete, dergi ve araştırmalarda yayınlandı.

 


 

Niye

Yan yana otlarken koyunla kuzu
Arasından çoban geçti ya niye
Neşeli gönlüme doldu bir sızı
Yar sinemde yara açtı ya niye

Etrafa kokusun saçarken sümbül
Yeni açılmışken bağımda bir gül
Çığlık atar iken vefakar bülbül
Birdenbire daldan uçtu ya niye

Giden kervancılar gelir gelmedi
Neden gelmediğin kimse bilmedi
Hiç kimseye kötü sözüm olmadı
Dostlar benden uzaklaştı ya niye

Karşılıklı ikimiz de sağ iken
Hata yapmamıştık yüzler ağ iken
Aramızda hiçbir sebep yoğ iken
Yar benimle vedalaştı ya niye

Zamani ardından boynunun burdu
Artık terk ederim kaldığım yurdu
Zaman mı tez geçti saat mi durdu
Öğle vakti güneş aştı ya niye

 


 

Omuzuna

Dost diyerek dost bağına uğradım
Yari gördüm almış nar omuzuna
Alçaklı yüksekli ne güzel dağlar
Ne fayda sarılmış har omuzuna

Yoksulluk dediğin ömür cefası
Sonuna dek sürülmemiş sefası
Azrail bir melek olmaz şakası
Bindirir dört tane er omuzuna

Gördüğümde baktım bir ulu çınar
Bir kuş var bir yılda bir sefer konar
Can kafesten çıkar bedenin donar
Dökülür zülfünden ter omuzuna

Gel Aşık Zamani ayrılma haktan
Nice padişahlar indiler tahttan
Yaratıldın hava sudan topraktan
Akıbet inersin yer omuzuna
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n