• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Aşık Nurşani (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Aşık Nurşani©

 

1959 yılında İslahiye’nin Keferdiz (şimdiki adı Sakçagözü) köyünde doğdu. Asıl adı Ali Ayhan’dır. İlkokulu köyünde okudu.

Köyüne gelip giden aşıklardan etkilenerek 10 yaşlarında bağlama çalmaya başladı. Ayrıca bağlama öğrenmesinde babasının da etkisi ve yardımı oldu.

1972-73 yıllarından itibaren şiir yazmaya da başlayan Aşık Nurşani, daha sonra Aşık Mahzuni (1938-2002) ve başka birçok aşıkla birlikte çeşitli turnelere katıldı. İlk plağını aynı yıllarda doldurdu.

Aslında mahlas olarak kendisine verilen Hürşani, yanlışlıkla ilk plağına Nurşani olarak yazıldı ve öyle de kaldı.

Aşık Nurşani 1979 yılında yine Aşık Mahzuni’yle birlikte konser vermek üzere gittiği Almanya’ya yerleşti.

Şiirlerinde toplumsal sorunlardan sevgiye hemen her türlü konuyu işleyen Aşık Nurşani, ayrıca »Barak Ağzı« türkülerin yorumunda da usta sanatçılardan biri olarak bilinir.

Bugüne dek yaklaşık 500 şiir yazdı. Bunların 120 kadarını besteleyen Aşık Nurşani’nin türküleri çeşitli sanatçılar tarafından da okunmaktadır. Özellikle Nurşani'nin geçirdiği hastalık nedeniyle son yıllarda sesinin kısılması üzerine oğlu Engin Nurşani bir Nurşani yorumcusu olarak devam etmektedir.

Bugüne dek çeşitli biçimlerde 35 kadar albümü çıkan Aşık Nurşani’nin şiirlerinin bir bölümünü topladığı yayına hazır bir kitap çalışması bulunmaktadır.

 


 

Şaşırdım

Sen beni severdin kara gözlümdün
Korkak korkak duruşuna şaşırdım
Aşık olup bağlandığım nazlımdın
Hançerini vuruşuna şaşırdım

Anlamadım birden düştün peşime
Ne geldiyse senden geldi başıma
Bir de birşey yokmuş gibi karşıma
Garip garip soruşuna şaşırdım

Geceleri uykuları yitirdim
Yedim de kendimi yedim bitirdim
Elim ile fidan iken yetirdim
Bir de tuzak kuruşuna şaşırdım

Nurşani’yem yeni kırıldı belim
Tabibe doktora bildirin halim
Bu gönül bağımda öten bülbülüm
Daldan dala varışına şaşırdım

 


 

Sevdalım

Kalbimin köşküne hapsettim seni
Köle diye satar mısın sevdalım
Sen coşkun deryasın ben yüzen gemi
Benim ile batar mısın sevdalım

Gezinirsin sahralarda çöllerde
Hissettim kokunu esen yellerde
Bir garip yolcuyum ıssız yollarda
Ellerimden tutar mısın sevdalım

Benzettim kokunu nergise güle
Saçların yoncadır dilin bülbüle
Sen varken gerek yok lale sümbüle
Benim bağda biter misin sevdalım

Adını her gece andığım gibi
Aşkınla deliye döndüğüm gibi
Çaresiz umutsuz kandığım gibi
Sen de yanıp tüter misin sevdalım

Nurşani’yem kanım sana kaynıyor
Sevdim aşkım canım sana kaynıyor
Sağım solum yanım sana kaynıyor
Kızıp çalım atar mısın sevdalım
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n