• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Süleyman Özerol (© Ayfer Göğercin)
Fotoğraf: Ayfer Göğercin

 

 

Süleyman Özerol©

 

1953 yılında Hekimhan’ın Mezirme (şimdiki adı Ballıkaya) köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaöğrenimin Akçadağ’da, yükseköğrenimin Eskişehir’de tamamladı.

 

Aşıklık geleneğinin yaygın olduğu bir bölgede büyümenin de etkisiyle küçük yaşlarda şiirle ilgilenmeye ve bağlama çalmaya başladı.

 

Özerol, kendi yöresi dışında özellikle Alevi-Bektaşi geleneğindeki eski ve son dönem aşıkları olmak üzere hemen tümünü inceledi. Öğretmen okulunu bitirdikten sonra görev yatığı yerlerde karşılaştığı ve tanıştığı aşıklarla dostluk kurdu. Ağırlıkla etkilendiği aşıklar ise Ekberi ve Birfani oldu.

 

Folklor ve edebiyat çalışmalarını sürdüren Süleyman Özerol Türkiye’nin değişik yerlerinde birçok toplantı ve etkinliğe katıldı.

 

Süleyman Özeorol’un şiirleri ve araştırmalarından oluşan »Televizyonu Nasıl Buldum«, (1999), »Dirençli Eğitimci Örgütçü Araştırmacı Hasan Nedim Şahhüseyinoğlu« (2009), »Babamın Şiirleri« (2009), »Vayloğ Dede-Yaşamı ve Hakkındaki Anlatımlardan Bazıları« (2012), »Hekimhanlı Ozan Kul Emici-Yaşamı Sanatı Şiirleri« (2013), »Malatyalı Aşık Zeki Yıldırım-Yaşamı Sanatı Şiirleri« (2013), »Bir Deli Rüzgar-Şemsi Belli İle İlgili Yazılar« (2015), »Ah İle Amanı Dağlara Saldık« (2015), »Ters Site-Kalbi Sağda Atanlar« (2015), »Zülfükar Sezen-Yarım Yüzyılı Aşan Sanatından« (2016) ve Hüseyin Şahin ile birlikte hazırladığı »Arguvan Türküleri« (2004) adlı kitapları yayımlandı.


 

Bahara Kaldı

Sonbahardan kışa düştüm
Özlemim bahara kaldı
Bahar geldi güle düştüm
Özlemim bahara kaldı

Sanki rüzgar idi esti
Selamı sabahı kesti
Sesi içimdeki sesti
Özlemim bahara kaldı

Konuk olur her geceme
Uykum batar düşünceme
Harfler girmiyor heceme
Özlemim bahara kaldı

Özerol’um çeken oldum
Kendi içim yakan oldum
Uzaklardan bakan oldum
Özlemim bahara kaldı
 


 

Yaralandı

 

Bir yaz günü kurduk dost sofrasını

İki bin on üçtü yıl yaralandı

Kadehler dolup da boşaldığında

Bozarmut denilen el yaralandı

 

Ah ile amanı dağlara saldık

Her söyleyişte bir nefes aldık

Hekimhan Arguvan arada kaldık

Ilgıt ılgıt esen yel yaralandı

 

Vurduk bağlamanın sarı teline

Sesimizi kattık seher yeline

İçimden ağlarken garip geline

Sesleri getiren tel yaralandı

 

Anlamadım neden içten akmadı

Başını kaldırıp bir kez bakmadı

Anladım ki Süleyman’ı takmadı

İçimdeki yanan hal yaralandı

 

 

 

 

#tooplate_header