• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Aşık Pervani (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Aşık Pervani©

 

1931 yılında Yusufeli’nin Okar (şimdiki adı Havuzlu) köyünde doğdu. Asıl adı İsmail Çelik’tir.

Aşık İkrari’nin (1844-1904) torunu olan Aşık Pervani aşıklık geleneğini küçük yaşlardan itibaren öğrenmeye başladı.

19 yaşlarında çift sürmeye gittiği tarlada uyuyakalıp rüyasında erenlerin elinden bade içerek aşık olduğu Nazlıhan adlı kızı gördü. Bu olaydan sonra Pervani’nin aşıklığı kısa zamanda köyünde ve yörede duyuldu.

Aşık Pervani, Kenan ilinde olduğunu gördüğü hiçbir zaman kavuşamayacak olduğu Nazlıhan için söylediği şiirler dilden dile yayıldı.

Köyünden Ahmet Usta adlı birinin yaptığı ilk bağlamayla türkü söylemeye başladı. Daha sonra 3 yıl kadar Anadolu’nun çeşitli yerlerinde dolaştı.

1954 yılında askerden döndükten sonra köyünde evlenen Aşık Pervani, önce Sarıkamış’ta, daha sonra Eskişehir’e yerleşip fırıncılık yaptı.

Şiirleri çeşitli gazete, dergi ve araştırmada yer alan Aşık Pervani, Anadolu’yu dolaştığı yıllarda Davut Sulari (1925-1985), Ümmani, Güllühan, Murat Çobanoğlu (10940-2005), Reyhani (1932-2006) gibi birçok aşıkla karşılaştı.

Bazı türkülerinden bir kaset hazırlayan Aşık Pervani’nin şiirlerinin bir bölümü Taner Artvinli tarafından »Yusufelili Aşık Pervani, Hayatı-Şiirleri-Karşılaşmaları« (2001) adıyla kitap olarak yayımlandı.

 


 

Ağlıyor

Üç günlük dünyanın derdine düşmüş
Halsiz kalmış duramamış ağlıyor
Saçları dökülmüş bel kamburlaşmış
Sebep nedir soramamış ağlıyor

Hep güvenmiş oğlu ile kızına
Ayak basmış doksanına yüzüne
Gaflet perdesini çekmiş gözüne
Gerçekleri görememiş ağlıyor

Nerde akşam olmuş orada yatmış
Bin türlü çileyi sineye katmış
Gençliğini yoksullukla tüketmiş
Mesken tutup kuramamış ağlıyor

Pervani biter mi bu cevr ü cefa
Bu dünya kimseye eylemez vefa
Çok tabibe gitmiş olmamış şifa
Yara derin saramamış ağlıyor

 


 

Çok Şükür

Çok şükür kurtulduk fırıncılıktan
Allahıma giden raha çok şükür
Mesleğim şairlik ve ozanlıktan
Sırr-ı hikmet bismillaha çok şükür

Erenler ceminden okudum dersi
Hala kulağımda pirlerin sesi
Yüz yetmiş harftir ayet-el-kürsi
Lailaheillallaha çok şükür

Ravza-ı hasettir bu aşk-ı esrar
Su serp derinuma katre-i miktar
Resul-u kibriya Ahmed-i Muhtar
Kutsal olan Beytullaha çok şükür

Pervani def eyle kibri gururu
Huzur buldu şükür kalbim süruru
Sıdret-i münteha Muhammet nuru
Halk eyleyen bir Allaha çok şükür
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n