• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Pir Sultan (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Pir Sultan©

 

16. yüzyılda yaşadığı kabul edilen Pir Sultan, şiirlerinden yola çıkılarak varsayılan bilgilere göre asıl adı Haydar’dı. Yaşamı ağırlıkla Banaz’da geçti. Bazılarına göre soyu Horasan’a, bazılarına göre Azerbaycan’a, bazılarına göreyse Yemen’e dayanır.

1502 yılında İran Safevi devletinin kurulmasından sonra giderek Anadolu Alevileri üzerinde etkisi artan Şah İsmail’e karşı Osmanlı Sultanı Yavuz Selim, Çaldıran Savaşından sonra Alevilere ilişkin toplu kıyımlara girişti. Sonraki yıllarda Kanuni Süleyman, Şah İsmail’in oğlu 1. Tahmasp’ın üzerine yürüyerek Bağdat’a girdi. 1548 yılındaysa 1. Tahmasp yeniden toparlanarak Anadolu’ya girdi. Bağlı olarak Osmanlı-İran ilişkileri daha da gerginleşti.

Bazı araştırmacılara göre Pir Sultan’ın şiirlerinde geçen Şah, Şah Tahmasp değil, 1577’de Şam yöresinde ortaya çıkan Şah İsmail’dir. Bu Şah İsmail, Yozgat’a dek gelip halkı Osmanlı yönetimine karşı isyana çağırdı. Sonra da 50 bin kişiyle Hacı Bektaş Tekkesini ziyaret etti. Bazı araştırmacılara göreyse, Şah sözcüğüyle Halife Ali kastedilmektedir.

Bazı araştırmacılara göreyse Pir Sultan gerçekte yaşamayıp, aşıklık geleneğindeki birçok öteki halk hikayesinde olduğu gibi sanal bir kahramandır. Ancak zamanla bunu benimseyen halkın Pir Sultan anlatısını gerçekliğe dönüştürdüğü varsayılmaktadır. Buna bağlı olarak da Ali İzzet’in (1902-1981) gibi aşıkların da yaptığı gibi birçok kişi Pir Sultan adına şiir yazmış, deyiş söylemiş ya da yazdığı şiirleri, deyişleri yerine göre bu mahlasla söylemiştir. Bundan dolayı da birçok karışıklık ortaya çıkmıştır.

16. yüzyıldan 19. yüzyılın başlarına dek Anadolu ve Rumeli’de 6 ayrı Pir Sultan yaşadığına ilişkin veriler bulunmaktadır. Ancak yine de en bilineni Banazlı Pir Sultan’ın tahmini ölüm (idam ediliş) tarihi 1588’dir. Anadolu Alevilerinin direniş simgesi olarak kabul edilen Pir Sultan’a ilişkin değişik birçok efsane, yaşam öyküsü anlatılır. Mezarının Banaz’da olduğu varsayılır.

Pir Sultan, Alevi-Bektaşi inancındaki 7 ulu ozandan biri olarak kabul edilir.

 


 

Döndün mü benden hey yüzü dönesi
Verdiğin ikrara saldım ben seni
İkrarı boynuna kement olası
Verdiğin ikrara saldım ben seni

Zemheride yağan karlar erimez
Aşk atına binen gönül farımaz
İkrar birdir iki yere verilmez
Verdiğin ikrara saldım ben seni

İkrar verir ikrarından dönücü
Arayıp da kendi gibin bulucu
Batınından değsin Hakk'ın kılıcı
Verdiğin ikrara saldım ben seni

İkrar verdim ikrarıma güderim
Seni gibi ikrarsızı n'iderim?
Varır ikrarlıya hizmet ederim
Verdiğin ikrara saldım ben seni

Pir Sultan Abdal'ım imandır iman
Yezidin kalbinden gitmesin güman
Şefaat etmesin On İki imam
Verdiğin ikrara saldım ben seni

 


 

Kaldım

Medet senden medet Muhammet Ali
Akar boz bulanık sellerde kaldım
Ne de zalim olur şu elin dili
Söyleşirler bizi dillerde kaldım

Kaçma benden kaçma ey kaşı kara
Derdine düşeli oldum avare
Bir dostum yoktur ki halımı sora
Gariplik gurbetlik ellerde kaldım

Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez
Çalıştım çırpındım ellerim yetmez
Dibi bilinmeyen göllerde kaldım

Farı derim farı gönül farımaz
Kurudu çeşmemin yaşı silinmez
Harbi ısıtmazsa karlar erimez
Çöğenli boranlı bellerde kaldım

Pir Sultan Abdal’ım gülemez oldum
Akar çeşmin yaşı silemez oldum
Gidecek yolları bilemez oldum
Dağıldı kervanım çöllerde kaldım
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n