• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Sadık Turan (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Sadık Turan©

 

1960 yılında Ardanuç’un Xertus (şimdiki adı Konaklı) köyünde doğdu. İlköğrenimi köyünde, ortaöğrenimini Ardanuç’ta tamamladı.

Şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ortaokul yıllarında şiir yazmaya yöneldi. Dinlediği türkülü halk hikayelerinden etkilendi.

Yöresinin aşıklarından Efkari’nin (1900-1980) dışında, Veysel (1894-1973), Mahzuni (1938-2002), Murat Çobanoğlu (1940-2005) gibi birçok öteki aşıktan etkilendi.

1994 yılından sonra şiirlerinde bazen Turanoğlu mahlasını kullanmaktadır.

Toplumsal eleştiriden sevgiye dek çeşitli konuları işleyen Turan’ın şiirlerinin bir bölümü bugüne dek değişik gazete, dergi ve araştırmalarda yer aldı.

 


 

Dedim

Ateş almış yanar yanar şu alem
Olanı biteni yazayım dedim
Bu nasıl oyundur nasıl sükunet
Ben de birer birer çözeyim dedim

Mazlumun böğrüne ekilmiş acı
Umut bağlarına dikilmiş acı
Gül diye canlara çekilmiş acı
Bunları sıraya dizeyim dedim

Nerde kan yaş görsem sızlar bu yürek
Alaya yakınım allaka uzak
Zalimin işidir kurulmuş tuzak
Her zulüm yapanı üzeyim dedim

Yeter bunca keder şu kavga yeter
Gönül işkencede yıkılır biter
Çile yumak yumak içime batar
Hepsinin altını çizeyim dedim

 


 

Gelsin

Açıktır kapısı gönül bağının
Her zaman ayağı düşenler gelsin
Gezip dolaşırken karlı dağları
Dumanı boranı aşanlar gelsin

Baharda gözyaşı katsan da sele
Durmadan derdini döksen de yele
Şeyda bülbül gibi aşıksın güle
Alev alev yanıp pişenler gelsin

Tertemiz dünyaya sevgidir reva
Olanı biteni etmezsen dava
Tıbbi yardımından görülmez deva
Sevda ile dolup taşanlar gelsin

Turanoğlu der ki duyur sesini
Aşkın deryasından al da dersini
Ömründe bir kere kır şu hırsını
İbretini görüp şaşanlar gelsin
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n