• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Halil Semavi (© Ozanlar.biz)
Fotoğraf: Ozanlar.biz

 

 

Halil Semavi©

 

1933 yılında Kula’nın Kenger köyünde doğdu. Asıl adı Halil Yıldız’dır. İlkokulu köyünde okudu.

Aşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. Aynı zamanda kaval çalmayı öğrendi. Bağlama çalmaya ise askerde başladı.

Yunus Emre (1238-1320), Pir Sultan (-1588), Karac’oğlan (1606-1689), Aşık Veysel (1894-1973) türkülerini öğrenip çalarak ve söyleyerek kendini geliştirdi ve bilgisini pekiştiren Halil Semavi, şiirlerinde ağırlıkla Hacı Bektaş-ı Veli (1209-1271) felsefesini işledi.

Askerden sonra giderek yörede duyulmaya başlayan Semavi, sonraki yıllarda Türkiye’nin birçok yerinde etkinliklere katıldı.

1982 yılından sonra TRT İzmir Radyosu bünyesinde mahalli sanatçı olarak programlar yapan Halil Semavi UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi seçildi.

Halil Semavi’nin şiirlerinin bir bölümü »Yunus Emre Diyarından Şiirler« (1971) adıyla kitap olarak yayımlandı.

 


 

Gitti

Ben de bu dünyaya geldim geleli
Talihim güldürmez gülmedi gitti
Var olup da ben kendimi bileli
Gönül arzusunu bulmadı gitti

Boşa çıktı hayallerim hislerim
Acıları bensiz nerde beslerim
Sadık bilip güvendiğim dostlarım
Kadir kıymetimi bilmedi gitti

Halil Semavi'yim gönlüm gar idi
Kervanım da ağır ağır yürüdü
Hangi çeşmeye vardımsa kurudu
Şu küçücük kabım dolmadı gitti

 


 

Hoş Olur

İrfan meclisine oturmak için
Engin olup engin varmak hoş olur
Hizmetleri tekmil yetirmek için
Gönül alıp gönül vermek hoş olur

Kişiye yüksekten bakıcı olma
Verdiğini başa kakıcı olma
Gönülleri yap da yıkıcı olma
Göz şavkı ile örmek hoş olur

Bir hizmet eyle ki dosta yarasın
Sakın ha azdırma dostun yarasın
Demesinler sana sen bir yarasın
Melhem ol sen yara sarmak hoş olur

Halil Semavi’yem gönül mimarı
İçim bir şehirdir vücut diyarı
Saklarım orada ulu gaffarı
Her an kalp gözüyle görmek hoş olur
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n