• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Sivaslı Mahcubi (© Ali Onur)
Fotoğraf: Ali Onur

 

 

Sivaslı Mahcubi©

 

1951 yılında Sivas'ın Acıyurt köyünde doğdu. Asıl adı Doğan Kaya'dır. İlk ve ortaöğrenimini Sivas’ta, yükseköğrenimini İstanbul’da tamamladı.

Şiirle ve edebiyatla ilgisi küçük yaşlara dayanmaktadır. Şiir yazmaya ise yıllarında başladı. Şiirlerinde Mahcubi mahlasını kullanmaktadır.

Doğan Kaya özellikle kendi yöresi olmak üzere halk bilimi ve edebiyatı üzerine çok sayıda araştırma yazısı, kitabı yayınlandı. Bunların bazılarına ilişkin çeşitli ödüller aldı. Ayrıca birçok ulusal ve uluslar arası kongre ve sempozyuma katıldı, değişik konularda bildiriler sundu.

Türkiye’nin değişik yerlerinde edebiyat öğretmeni ve öğretim görevlisi olarak çalışan Doğan Kaya daha sonra yüksek lisanını ve doktorasını yaptı.

Halen Cumhuriyet Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Kaya’nın, »Aşık İsmeti« (1984), »Ruhsati'nin Uğru ile Kadı Hikayesi« (1985), »Şairnameler« (l990), »Aşık Ruhsati Bibliyografyası« (1992), »Mahmut ile Nigar Hikayesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Araştırma« (1993), »Aşık Minhaci« (1994), »Sivas'ta Aşıklık Geleneği ve Aşık Ruhsati« (l994), »Aşık Sefil Selimi-Çobanın Can Pınarı« (1996), »Aşık Zakiri« (1996), »Sızırlı Aşık Hasan (Coşari)« (1997), »Sivas’ta Aşıklık Geleneği« (1998), »Aşık Ruhsati« (1999), »Acıyurtlu Halk Şairleri«, (1999), »Anonim Halk Şiiri« (1999), »Halk Hikayeleri 1« (M. Sabri Koz ile birlikte) (2000), »Aşık Edebiyatı Araştırmaları« (2000), »Aşık Veysel Hayatı-Sanatı-Şiirleri-Türküleri« (Uğur Kaya ile birlikte), »Folklorumuzda Beddua Söyleme Geleneği ve Türk Halk Şiirinde Beddualar« (2001), »Bir Destan Kahramanı Mehrali Bey« (2001) adlı araştırmaları yayımlandı.

 


 

Duy Beni Canım

Olanca aşkımla kendimi sana
Vermek istiyorum duy beni canım
Sevgi bahçendeki gonca gülünü
Dermek istiyorum duy beni canım

Ne zormuş ayrılık ne zormuş acı
Bilirsin ki sensin başımın tacı
Varlığınla vereceğin ilacı
Sormak istiyorum duy beni canım

Yıllar önce vadettiğim söz ile
Hasretinle sana bakan göz ile
Sana bağlı seni saran öz ile
Sarmak istiyorum duy beni canım

Nasıl anlatayım bilmem ki nasıl
Derdimi sorarsan hep fasıl fasıl
Yalnızken Kıbrıs’ta seni velhasıl
Görmek istiyorum duy beni canım

 


 

Ne Oldu

Gelimli gidimli fani dünyanın
Her telinde az-çok çaldım ne oldu
Ne yazık hepsi de boş hülya imiş
Olur olmaz şeye güldüm ne oldu

Yıllarca kör nefsin peşinden koştum
Boşuna çağladım boşuna coştum
Bir gaye uğruna hayli savaştım
Nihayet maksudu buldum ne oldu

Yazık ehl-i kemal blinmez oldu
Akıbetten bir ders alınmaz oldu
Hakikat yolunda kalınmaz oldu
Düşüne düşüne soldum ne oldu

Sen-ben kavgasının illeti nedir
Acep münkirliğin zilleti nedir
Alemin var oluş hikmeti nedir
İrfan deryasına daldım ne oldu

Mahcubi arıdan ibret almalı
Arayı arayı hakkı bulmalı
Gerekirse hak yolunda ölmeli
Bunca yıl alemde kaldım ne oldu
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n