• Slider 1
  • Slider 2
  • Slider 3
  • Slider 4
  • Slider 5

Turgut Çelik (© BeKa)
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

 

Turgut Çelik©

 

1949 yılında Şavşat’ın Şavket (şimdiki adı Karaköy) köyünde doğdu. İlk ve ortaokulu Şavşat’ta, liseyi Artvin’de, yükseköğrenimini Eskişehir’de tamamladı.

Aşıklık geleneği ve şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Özellikle babasının aktarmalarıyla dedesi Aşık Bilal’in (1860-1945) şiirinden etkilendi. Köylerine gelip giden aşıkların desteği ve okuduğu kitaplara aracılığıyla geleneğe ilişkin bilgisini pekiştirdi.

Türkiye’nin değişik bölgelerinde uzun süre öğretmen olarak görev yaptı. Emekli olduktan sonra da değişik kurumlarda çalışan Çelik, geleneksel şiirin yanında daha çok aruzla yazdığı şiirleriyle tanındı.

Şiirlerinin yaklaşık 300 tanesi Kadri Şençalar, Aleaddin Yavaşça, Ferit Sidal, Avni Anıl, Çinuçen Tanrıkorur, Erdinç Çelikkol, Pınar Köksal, Salih Berkmen, Fahri Dibekoğlu, Burhan Durucu, İ. Hakkı Fencioğlu, Ömür Gencel, Orhan Doğanay, Hasan Akıncı, Suphi İdrisoğlu gibi birçok sanatçı tarafından bestelendi ve müzik arşivlerine aktarıldı.

Turgut Çelik’in şiirlerinin bir bölümü »Gözlerinde Çağla Ceviz Acısı« (1984), »Aşkın Sitemli Öpücüğü« (1995) ve »Divan« (2008) adıyla yayınlandı.

 


 

Ne Olur

O taş yüreğine yerli kayaya
Girdiğime pişman etme ne olur
Daha gün doğmadan Karşıyaka’ya
Vardığıma pişman etme ne olur

Ne zaman yaklaşsam açtın arayı
Virandır gönlümün billur sarayı
Sinende kanayan gizli yarayı
Sardığıma pişman etme ne olur

Nasıl unuturum ben o bağları
Gezdim hayal ettim eski çağları
Kıvrılan yolları karı dağları
Yardığıma pişman etme ne olur

İçimde hasretim ruhumda sesin
Nerde hıçkırığın nerde nefesin
İstemem mahşere kalsın adresin
Sorduğuma pişman etme ne olur

Dinliyor derdimi bu derin toprak
Bükülmüş filizim sararmış yaprak
Gül yüzüstü kalsın bir beyaz zambak
Kırdığıma pişman etme ne olur

Ey saçı kestanem gözleri elam
Bağrımda ateşsin başımda belam
İki dertli ruha emanet selam
Verdiğime pişman etme ne olur

Biri dargın yatar yirmi yaşında
Biri kırk yıl ağlar mermer taşında
Üçünüzü birden çeşme başında
Gördüğüme pişman etme ne olur

İnsafsız yerlerin yetim gelini
Yaralı sinemden çektin elini
Dağılmış saçının ipek telini
Ördüğüme pişman etme ne olur

Kar rengini içmiş sımsıcak eller
Söyle reva mıdır düştüğün haller
O sahipsiz evde garip hayaller
Kurduğuma pişman etme ne olur

Bir bakışta girdim dertli bahara
Dermanı o derin gözlerde ara
Türlü pişmanlığı ıssız yollara
Vurduğuma pişman etme ne olur
 

 

Ö n c e k i  O z a n

  S o n r a k i   O z a n